Yine sınav yine aynı manzaralar. Sınav kapıları kapanıyor, bazı öğrenciler birkaç dakika gecikmeyle içeri alınmıyor ve ardından gözyaşları, üzüntü ve sitem dolu açıklamalar geliyor.
Elbette bu görüntüler herkesi duygulandırıyor.
Tamam, ama biraz da madalyonun diğer yüzüne bakmak gerekiyor.
Bir yıl boyunca hazırlanılan, geleceği etkileyen böylesine önemli bir sınava geç kalmanın sorumluluğunu sadece trafik, alarm ya da başka bahanelerle açıklamak ne kadar doğru?
Sınavın saatini haftalar öncesinden bilen, sınav yerini günler öncesinden öğrenen ve bu sınavın hayatındaki öneminin farkında olan bir öğrencinin gerekli tedbirleri alması beklenmez mi?
Hayatın her alanında olduğu gibi sınavlarda da disiplin ve sorumluluk önemlidir.
Bir iş görüşmesine veya önemli bir randevuya saatinde gitmek nasıl kişinin sorumluluğundaysa, sınava zamanında ulaşmak da öğrencinin sorumluluğundadır.
Trafik ihtimali, ulaşım sorunları veya beklenmedik aksaklıklar hesaba katılarak yola çıkılmalıdır.
Sonuç olarak; her öğrenci kuralları sınav saatlerini çok iyi biliyor, onların bildiği gibi ailelerde bunu çok iyi biliyor.
Aylarca çalışıp, gecesini gündüzüne katarak sınava hazırlanan bir öğrencinin hayalini düşünün!
Çözdüğü binlerce soru, yaptığı fedakârlıklar, ailesinin desteği ve kurduğu hayaller bir anda yok olup gidiyor ya da bir yıl sonrasına erteleniyor.
Neden?
Sınav saatini kaçırdığı için, yazık değil mi?
Elbette bazen gerçekten elde olmayan nedenlerle gecikmeler yaşanabilir.
Ancak her yıl yüzlerce öğrencinin aynı nedenle sınava yetişememesi, sorunun yalnızca şanssızlıkla açıklanamayacağını da göstermektedir.
Bazı öğrenciler ne yazık ki, zaman yönetimi konusunda yeterince dikkatli davranmamakta birlikte onların aileleri de dikkatli değiller.
Arkadaş bir yıl boyunca bu kadar emek veriyorsunuz belki özel dersler özel hocalar tutuyorsunuz, gecenizi gündüze katıp çocuğum sınavda başarılı olsun diye emek veriyorsunuz, sonra birkaç dakikayla bu kadar emek buhar olup uçup gidiyor.
Sınav günü belli saati belli, trafiği ulaşım sorunlarını arabanızın arıza yapabileceğini ya da ne bileyim her hangi bir aksiliği hesaba katıp evinizden bir saat olmadı üç saat erken çıksanıza.
Olmadı gidin sınav yapılacak yerde çadır kurun ama o çocuğunuzu zamanın da sınava yetiştirin.
Üstelik bu durum her sene yaşanan bir durum hiç mi ders çıkarılmaz?
Kuralların amacı kimseyi cezalandırmak değildir.
Tam tersine, milyonlarca kişinin girdiği bir sınavda adaleti ve düzeni sağlamaktır.
Birkaç dakika geç kalanlara ayrıcalık tanınması durumunda bunun önüne geçilebilir mi?
Hoş ayrıcalık tanınsa bu seferde, nasıl olsa alıyorlar diye birkaç dakika beş dakika olur, on dakika olur işin içinden çıkılmaz hala gelir.
Bu nedenle sınava giremeyen öğrencilerin yaşadığı üzüntüyü paylaşırken, sorumluluğun bir kısmının da öğrencilerde ve onların ailelerinde olduğunu kabul etmek gerekir.
Başarı sadece çok çalışmakla değil, aynı zamanda planlı hareket etmekle, zamanı doğru kullanmakla ve sorumluluk almakla mümkündür.
Hayatta bazen ihmal ve dikkatsizlik daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Bu olaylardan çıkarılması gereken en önemli ders, öğrencilerin ve ailelerinin ulaşım planlarını önceden yapmaları, sınav yerlerini kontrol etmeleri ve mümkünse sınav merkezine saatler öncesinden ulaşmaları büyük önem taşımaktadır.
Birkaç dakikalık tedbir, yıllarca süren emeğin boşa gitmesini önleyebilir.
Yazık günah şimdi sınavı geç gelen ve sınava alınmayan öğrenciler hayatların eğitim olarak bir yıl kaybettiler.
Ne diyelim geçmiş olsun, umarım önümüzdeki yıllarda hem öğrenciler hem aileleri daha dikkatli olurlar ve öğrenciler bu mağduriyeti yaşamazlar...
