CHP’ye mutlak butlan kararı geldi. Öncelikle mutlak butlan nedir? Onu bir araştıralım.
Mutlak butlan; borçlar hukuku, ticaret hukuku, idare hukuku, medeni hukuk gibi alanlarda sıkça kullanılan bir terim olmakla birlikte bir işlem veya olayın gerçek dünyada (sosyal yaşamda) gerçekleşmiş olsa bile taşıdığı şartlar gereği hukuken hiç gerçekleşmediğini ifade eder.
Bu karara göre de, CHP'nin 38. Olağan Kurultayın iptaline karar verilmiş oldu.
Mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmelerine karar verdi.
Mutlak butlan kararı doğru mudur değil midir?
Mahkeme burada doğru karar vermiş midir?
Bu soruların cevabı bende değil.
Bu soruların cevaplarını ya da en azından yorumlarını hukukçular yapabilir?
Ama benim yapacağım yorum CHP ve yöneticilerinin aldığı tavır.
Daha önceki yazılarımda da değindim, CHP’yi değil de CHP’yi yönetenleri anlamak çok zor.
Özellikle son dönemlerdeki yöneticilerini hiç anlamıyorum.
Mesela Kemal Kılıçdaroğlu (!) yaklaşık 14 yıl CHP genel başkanlığı yaptı ve bu süre boyunca CHP ne genel seçimler ne de yerel seçimlerde neredeyse hiç başarı gösteremedi.
Üstelik İktidarın en zor dönemlerinde bile genel seçimlerde başarısız oldu.
Halkın güvenini kazanamadı ama ısrarla koltuğunda oturdu.
Ta ki 38. Genel kurula kadar.
38 genel kurulda seçimi kaybederek Özgür Özel’e CHP genel başkanlığını teslim etti ama bu durumu hiçbir zaman hazmedemedi.
Elinden gelse ölene kadar CHP’nin başında kalırdı.
Şimdi de mutlak butlan kararından sonra şeker bulmuş çocuklar gibi genel başkanlığın koltuğuna oturmak için can atıyor.
Hatta karar açıklanır açıklanmaz daha koltuğuna oturmadan sosyal medyada ki durumunu CHP genel başkanı olarak değişti.
Belli ki mutlak butlan kararı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini çok mutlu etmiş.
CHP ve CHP ye oy veren halk onların umurunda bile değil.
Tek dertleri koltuklarına geri dönmek, madalyonun öbür yüzünde de Özgür Özel ve ekibi var, onlarda oyuncağını vermek istemeyen çocuklar gibi mahkeme kararını da kabul etmiyorlar ortamı geriyorlar, vatandaşı parti genel merkezlerinin önüne davet edip tahrik ediyorlar.
Sonuç olarak; CHP kendi içinde kendilerini bitiriyor.
Gerçi CHP bunu hep yapıyor, daha doğrusu CHP'yi yönetenler bunu yapıyor.
CHP'yi yönetenler gerçekten partilerini düşünseler, Özgür Özel çıkar öyle ya da böyle doğru ya da yanlış biz mahkeme kararına saygı duyuyoruz der.
Kemal Kılıçdaroğlu'da çıkar mahkeme kararına doğru ya da yanlış saygı duyuyorum ama kimse merak etmesin en kısa zaman genel kurula gidip CHP’nin genel başkanını ve yönetimini adil bir şekilde seçeceğiz der.
100 yıllık bir partiyi bu hale düşürmezler.
Yazık! CHP ve ona gönül verenler CHP’nin başında ki basiretsiz ve beceriksiz yöneticiler yüzünden düştüğü duruma bakın.
CHP yönetiminin mevcut yapısı "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin değerlerinden uzaklaşmış kişisel sadece kendi menfaatini düşünen bencil yönetim yapısına gelmiştir.
Bu kafadaki yöneticiler CHP‘nin başında kaldığı sürece CHP’nin iktidar olması imkânsız.
