Vizyon Kuyumcu
Savaş KİRAZ
Köşe Yazarı
Savaş KİRAZ
 

Mafya Lideri Misin Devlet Başkanı Mı?

Önce bir tehdit anlatılıyor, sonra "güvenlik" deniliyor, ardından savaş başlıyor ve en sonunda ise faturayı başkaları ödüyor. Donald Trump'ın Körfez ülkelerine yönelik "Sizi koruyoruz, bunun bedelini ödeyeceksiniz." sözleri diplomasi tarihine geçecek bir devlet adamı cümlesi değil, eski mafya filmlerinden fırlamış bir tahsilat konuşmasını andırıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez ülkelerine yönelik "Sizi koruyoruz, bunun bedelini ödeyin" anlamına gelen sözleri, bana eski mafya filmlerinin repliğine benziyor. Hani mahallede bir esnafa gidip "Sana bir şey olmasını istemiyorsan koruma parasını ver" diyen mafyalar vardır ya... Trump’un yaptığı aynı bunun gibi bir şey. Sanırım Donald Trump o eski Amerikan mafyalarına özeniyor. Amerikanın yeni Al Copone’nu, şanslı luciano’su olmaya çalışıyor . "Mahalleni ben korurum... Bunun da bir bedeli var." Hadi ya! Peki, gerçekten öyle mi? Hatırlayalım; 2003 yılında Irak işgal edildi. Dünyaya "Irak'ta kitle imha silahları var." denildi. Bu gerekçe milyonlarca insanın gözünün içine baka baka anlatıldı. Sonuç ne oldu? Irak yerle bir edildi. Yüz binlerce insan öldü. Bir ülke parçalandı. Ama iddia edilen kitle imha silahları bulunamadı. Yanlış istihbarat(!) denildi. Peki, o yanlışın bedelini kim ödedi? Karar verenler mi? Hayır. Tüm bedeli Irak'ın mazlum halkı ödedi. Ardından Afganistan, yaklaşık yirmi yıl süren savaş ve yüz binlerce kayıp. Ve sonunda herkes çekildi. Geriye yıkılmış bir ülke kaldı. Bugün sıra İran'da, yine güvenlik söylemleri yine savaş tamtamları, yine dünyanın önüne konulan sahte bahaneler. Oysa insanlar artık şu soruyu sormadan edemiyor: Gerçekten amaç bölgeyi korumak mı, yoksa bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirmek mi ya da bölge ülkelerinden koruma parası almak mı? Amaç hangisi? İsrail yıllardır güvenlik gerekçesini öne sürüyor. Gazze'de yıkılan mahalleler hangi güvenlik sorununu çözdü? Kanlı İsrail’in “güvenliğim” bahanesi adı altında Gazze’yi işgal etmesinin on binlerce sivili katletmesinin sebebi gerçekten güvenlik sorunu mu? Hadi oradan... Lübnan'da bombalanan yerleşim yerleri hangi tehdidi tamamen ortadan kaldırdı? İsrail’in Suriye'de yaptığı saldırılarının amacı gerçekten güvenlik sorunu mu? Hadi oradan... Yine güvenlik bahanesiyle ABD’nin İran’a saldırmasını arka planın da İsrail yok mu? Eğer sorun Nükleer silahsa, Kuzey Kore gözlerinin içine baka baka nükleer silah üretiyor, hadi yiyorsa gidin Kuzey Kore’ye müdahale edin. Orta Doğu denince Müslüman ülke denince güvenlik sorunu var, ama Müslüman olmayan bir ülke nükleer silah yaparsa güvenlik sorunu yok! Ne güzel değil mi? Bahaneler ürütülerek Irak, Afganistan, İran, Filistin, Gazze gibi ülkelerdeki hayatını kaybeden binlerce Müslümanın, sivilin, kadınların ve çocukların güvenliğini kim savunacak? Peki, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılmasına ve F-35 savaş uçakları almasına açıkça neden karşı çıktı? Ne diye karşı çıkıyor Binyamin Netanyahu: Türkiye’nin F – 35 uçaklarını almasının “Ortadoğu'daki güç dengesini değiştireceğini, bunun İsrail'in güvenliği açısından risk oluşturabilir” diye karşı çıkıyor. Yalan koca bir yalan, Türkiye bu güne kadar kendileri kaşınmadığı sürece hangi komşusuna ya da herhangi bir ülkeye tehdit olmuş? Türkiye düşmanı bile olsa, bir ülke haksız yere işgal ediliyorsa tavrını koyar ama durup dururken İsrail'de dahil olmak üzere hiçbir ülke için tehdit olmaz. Yani kısaca İsrail kaşınmadığı sürece ülkemize bulaşmadığı sürece, Türkiye onlar için bir tehdit olmaz. İsrail kendi güvenliğini düşünecek ama Türkiye kendi güvenliğini düşünmeyecek öyle mi? Asıl tehdit İsrail’in kendisidir. Sonuç olarak ortada gerçekten bir güvenlik sorunu mu var, yoksa faturası önceden hazırlanmış bir düzen mi var? Körfez ülkelerine; ben sizi korurum özellikle Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’in bu koruma için ABD'ye ödeme yapması gerekir denmesi aslında bu sorunun cevabını veriyor. Tamamda kimi kimden koruyorsun? Körfez ülkelerini koruyacaksan asıl İsrail’den koru. Bu güne kadar hangi körfez ülkesi kolay kolay bir diğerine tehdit oluşturdu? Tehdit, güvenlik falan filan bahane, "ben sizi korurum hadi bayılın paraları" demek şahane...
Ekleme Tarihi: 23 Temmuz 2026 -Perşembe
Savaş KİRAZ

Mafya Lideri Misin Devlet Başkanı Mı?

Önce bir tehdit anlatılıyor, sonra "güvenlik" deniliyor, ardından savaş başlıyor ve en sonunda ise faturayı başkaları ödüyor.

Donald Trump'ın Körfez ülkelerine yönelik "Sizi koruyoruz, bunun bedelini ödeyeceksiniz." sözleri diplomasi tarihine geçecek bir devlet adamı cümlesi değil, eski mafya filmlerinden fırlamış bir tahsilat konuşmasını andırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez ülkelerine yönelik "Sizi koruyoruz, bunun bedelini ödeyin" anlamına gelen sözleri, bana eski mafya filmlerinin repliğine benziyor.

Hani mahallede bir esnafa gidip "Sana bir şey olmasını istemiyorsan koruma parasını ver" diyen mafyalar vardır ya... Trump’un yaptığı aynı bunun gibi bir şey.

Sanırım Donald Trump o eski Amerikan mafyalarına özeniyor. Amerikanın yeni Al Copone’nu, şanslı luciano’su olmaya çalışıyor .

"Mahalleni ben korurum... Bunun da bir bedeli var." Hadi ya! Peki, gerçekten öyle mi?

Hatırlayalım; 2003 yılında Irak işgal edildi.

Dünyaya "Irak'ta kitle imha silahları var." denildi.

Bu gerekçe milyonlarca insanın gözünün içine baka baka anlatıldı.

Sonuç ne oldu?

Irak yerle bir edildi.

Yüz binlerce insan öldü.

Bir ülke parçalandı.

Ama iddia edilen kitle imha silahları bulunamadı.

Yanlış istihbarat(!) denildi.

Peki, o yanlışın bedelini kim ödedi?

Karar verenler mi?

Hayır.

Tüm bedeli Irak'ın mazlum halkı ödedi.

Ardından Afganistan, yaklaşık yirmi yıl süren savaş ve yüz binlerce kayıp.

Ve sonunda herkes çekildi.

Geriye yıkılmış bir ülke kaldı.

Bugün sıra İran'da, yine güvenlik söylemleri yine savaş tamtamları, yine dünyanın önüne konulan sahte bahaneler.

Oysa insanlar artık şu soruyu sormadan edemiyor:

Gerçekten amaç bölgeyi korumak mı, yoksa bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirmek mi ya da bölge ülkelerinden koruma parası almak mı?

Amaç hangisi?

İsrail yıllardır güvenlik gerekçesini öne sürüyor.

Gazze'de yıkılan mahalleler hangi güvenlik sorununu çözdü?

Kanlı İsrail’in “güvenliğim” bahanesi adı altında Gazze’yi işgal etmesinin on binlerce sivili katletmesinin sebebi gerçekten güvenlik sorunu mu?

Hadi oradan...

Lübnan'da bombalanan yerleşim yerleri hangi tehdidi tamamen ortadan kaldırdı?

İsrail’in Suriye'de yaptığı saldırılarının amacı gerçekten güvenlik sorunu mu?

Hadi oradan...

Yine güvenlik bahanesiyle ABD’nin İran’a saldırmasını arka planın da İsrail yok mu?

Eğer sorun Nükleer silahsa, Kuzey Kore gözlerinin içine baka baka nükleer silah üretiyor, hadi yiyorsa gidin Kuzey Kore’ye müdahale edin.

Orta Doğu denince Müslüman ülke denince güvenlik sorunu var, ama Müslüman olmayan bir ülke nükleer silah yaparsa güvenlik sorunu yok!

Ne güzel değil mi?

Bahaneler ürütülerek Irak, Afganistan, İran, Filistin, Gazze gibi ülkelerdeki hayatını kaybeden binlerce Müslümanın, sivilin, kadınların ve çocukların güvenliğini kim savunacak?

Peki, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılmasına ve F-35 savaş uçakları almasına açıkça neden karşı çıktı?

Ne diye karşı çıkıyor Binyamin Netanyahu:

Türkiye’nin F – 35 uçaklarını almasının “Ortadoğu'daki güç dengesini değiştireceğini, bunun İsrail'in güvenliği açısından risk oluşturabilir” diye karşı çıkıyor.

Yalan koca bir yalan, Türkiye bu güne kadar kendileri kaşınmadığı sürece hangi komşusuna ya da herhangi bir ülkeye tehdit olmuş?

Türkiye düşmanı bile olsa, bir ülke haksız yere işgal ediliyorsa tavrını koyar ama durup dururken İsrail'de dahil olmak üzere hiçbir ülke için tehdit olmaz.

Yani kısaca İsrail kaşınmadığı sürece ülkemize bulaşmadığı sürece, Türkiye onlar için bir tehdit olmaz.

İsrail kendi güvenliğini düşünecek ama Türkiye kendi güvenliğini düşünmeyecek öyle mi?

Asıl tehdit İsrail’in kendisidir.

Sonuç olarak ortada gerçekten bir güvenlik sorunu mu var, yoksa faturası önceden hazırlanmış bir düzen mi var?

Körfez ülkelerine; ben sizi korurum özellikle Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’in bu koruma için ABD'ye ödeme yapması gerekir denmesi aslında bu sorunun cevabını veriyor.

Tamamda kimi kimden koruyorsun?

Körfez ülkelerini koruyacaksan asıl İsrail’den koru.

Bu güne kadar hangi körfez ülkesi kolay kolay bir diğerine tehdit oluşturdu?

Tehdit, güvenlik falan filan bahane, "ben sizi korurum hadi bayılın paraları" demek şahane...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.