Dünyaya yeni gelen bebekler doğdukları andan itibaren başka doğan bebeklere nazaran kimi zaman şanslı kimi zaman şanssız doğabilir.
Kimi doğan bebekler varlıklı bir ailenin bir üyesi olur, kimisi de yoksul ailenin üyesi. Kimisi daha girişken doğar, kimisi de daha az aktif, kiminin bünyesi sağlamdır, kiminin zayıf.
Doğan her bebek, kimine göre daha varlıklı, kimine göre daha sağlıklı doğar, bu bebekten bebeğe değişir.
Bebeklerin bazı özellikleri şans eseri doğuştan avantajlı olabilir. Bu farklı yaratılış kişinin yaşam süresi boyunca yaptığı disiplinli çalışma ile kapatabilir. Bu kişinin kendi elindedir.
Bir özellik vardır ki bu özellik doğuştan herkese eşit verilir. Yaşam boyu geçerli olan bu özelliği değerlendirmek kişinin elindedir. Bu verilen paha biçilmez değer herkese eşit bir şekilde verilmektedir. Kimseye imtiyaz verilmeden. Ne bir kişiye bir az ne bir kişiye birçok.
Her gün herkese yirmi dört altın verilir. Bu altın herkese; ne bir fazla ne bir eksik, herkese eşit bir şekilde verilir. Yirmi dört altının değerlendirilmesi kişinin kendisine kalmıştır. Ama burada önemli bir nokta var, Size her gün verilen bu yirmi dört altını değerlendirmek için bir gün vaktiniz var. Gün bittiğinde yirmi dört altın uçup gider. Gün sonunda bakiye sıfırlanır.
Yarın yeni bir hesap açılır ve hesaba tekrar yirmi dört altın yatar. Bu altınları değerlendirme süren bir gün, bu bir günde yine hesabına yatırılan yirmi dört altını değerlendirdin veya heba etti. Gün sonu bakiyen sıfırlanır. Bu periyodik durum senin günlerin kalmayıncaya kadar devam eder.
Şunu asla unutma: Yaşantın boyunca para kazanırsın, harcarsın veya kaybedersin kaybettiğin parayı çalışarak yine kazanırsın, hata yaparsın hatanı telefi edersin ama sana her gün verilen yirmi dört altını değerlendirmezsen onun telafisi yoktur. Artık gitti geri gelmez. Gün sonunda bakiyen sıfırlanır.
Atalarımız ne güzel söylemiş vakit nakittir. Su akarken küpünü doldur, zamanınızı kullanırken asla mazeret üretme, dost acı söyler. Zamanı yanlış kullananlar genelde şu cümleleri söyler.
“Hiç boş vaktim yok.”,
“Çok doluyum, kafamı kaşıyacak vaktim yok.”
“Sağlığım yetersiz, çok yoruluyorum sizin gibi genç değilim vs”
Böyle bahaneler ürettiğinizde düşünceleriniz ne söylüyorsa aklınızda ona inanır ve inandığınız gibi yaşamaya başlarsınız. Hayatımız bir ırmak gibi akar ırmak akarken küpünüzü doldurmak sizin elinizdedir. Unutmayınız ki başarılı insanlar eğlenceyi değil gelişmeyi kovalar. Önce konforu değil amacı ararlar. Disiplinlidirler, disiplin hedef ile başarı arasındaki köprü görevi yapar. Odağınızı koruduğunuzda köprü daha çok güçlenir.
Stephan HAWKINGS (İnternetten bu kişiyi incelmenizi öneririm.) Teorik kozmolog ve ünlü fizikçi. Tekerlekli sandalyeye mahkûm bir bilim adamı, üstelik konuşamıyordu. Uzay ve fizik alanında sayısız çalışmaları var.
Franklin D. ROOSEVELT çocuk felci nedeniyle yürüme yetisini kaybetmiştir. Belden aşağısı felç olmuştur. Bu kişi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanı olmuştur.
İnsan istesin her şeyi yapabilir. Hiçbir şeyin mazereti olmaz. Size her gün verilen yirmi dört altını cömertçe harcamayın geleceğiniz için yatırıma çevirin. Karşılığını mutlaka alırsınız. Başarının zekâ ile bağlantısı yoktur azim ve kararlılıkla disiplinle bağlantısı vardır. Öğle olmasaydı dünyanın en dahi adamı olarak bilinen Albert Einstein “Dehanın %10 yetenek %90 nı emek” der miydi?”
Cebinizdeki parayı harcarken gösterdiğiniz özeni zamanınızı yönetirken de gösterirseniz, istediğiniz her şeyi elde edebilirsiniz. Cüzdanınızdaki parayı her zaman güvence altına aldığınız gibi neden zamanınızı da güvence altına almıyorsunuz.
Sosyal medyada tükettiğiniz her beğeni, emoji ve mesaj; size her gün verilen 24 altınlık zaman sermayesini sessizce eritiyor. Görsel alanlarda seyrettiğiniz gereksiz fragmanlar kısa görseller size her gün verilen yirmi dört altını yavaş yavaş yok ediyor. Yirmi dört altın uçup giderken çoğu kişinin haberi bile olmuyor.
Okuyarak, araştırarak, çalışarak tecrübe sahibi olarak geleceğe yapacağınız her türlü yatırım sosyal ve görsel medyada yok olup gidiyor. Cüzdanınızdaki paraya sahip çıkabiliyorsunuz; fakat çoğu kişi, kendisine her gün verilen 24 altının diğer cebindeki elektronik bir cihaz tarafından parça parça çalındığının farkında bile olmuyor. Daha korkuncu bu iş alışkanlığa döndüğünde yıllarca size birikim olacak o altınların heba olmasına sebep oluyor.
Sonrası ne mi sonrası bir iş yapmaya başladığınızda iş işten geçmiş oluyor ve son pişmanlık fayda vermiyor. Sonrasında zamanım yok, vaktim yok, çünkü vakitler ve zamanlar sosyal medya tarafından emilmiştir. Zaman asla yok olmaz ama boşa harcanabilir. Zamanı çalışarak değerlendirmek yerine, sosyal medyada takas etmek kayıptan başka ne olabilir. Her gün size değerlendirmeniz için yirmi dört altın veriliyor ama gün gelir verilecek yirmi dört altın kalmayabilir yarının güvencesi yok. Yarını asla sigorta edemezsiniz.
Kimimizin ömrü uzun kimimizin ömrü kısa olabilir. Ama şu unutulmamalıdır. Ne kadar yaşarsak yaşayalım önemli olan ne kadar yaşadığımız değil yaşadığımız gün içinde zamanı nasıl kullandığımızdır.
Şöyle bir düşünün her gün cüzdanınızda yirmi dört altın konuyor bu yirmi dört altını emek vererek kazandığınız para gibi hayal edin. Bu yirmi dört altını yatırım yapacak değerlere harcayın ki gelecekte size tekrar dönsün.
Okuyun araştırın, çalışın bunları yaparken disiplinli olun. Disiplin bir yerlere ulaşma amacınızda başarı ile aranızda köprü vazifesi görür. Bu köprü nün sıvası tuğlası tecrübeler ışığında örülür. Size her gün verilen yirmi dört altın bu tecrübelerin birikimi sonucunda sağlam bir şekilde inşa edilir. Geriye sadece köprüden geçmek kalır.
O zaman bahşedilen yirmi dört altın sayesinde, yirmi dört ayar bir insana dönüşürsünüz.
