Vizyon Kuyumcu

En Büyük Cihad (2)

Gündem 13.09.2026 - 23:35, Güncelleme: 13.09.2026 - 23:35
 

En Büyük Cihad (2)

Hz. Ömer ile Muaviye İran'a at satmaya giderler. Atları satarlar, geri dönecekler ama; Nişurevan'ın kardeşi ve kayınbiraderi birer at almışlar onların ödemesini beklerler.

Bu tahsilattan umudu kesip geri dönmeye karar verdiklerinde, hanın sahibi, Nişurevan'a şikayet etmelerini tavsiye eder. İyi ama derler hakkımızı gasp edenin biri onun kardeşi ve diğeri kayınbiraderi, bu şikayetten bir şey elde edemeyiz. Hancı onları ikna eder. Sonunda Nişurevana durumu arz ederler. Nişurevan onlara paralarını verir ve kendilerini misafir eder. Ertesi sabah onlara ikisinin şehrin ayrı ayrı kapılardan çıkmalarını söyler. Şehirden çıkarken Hz. Ömer Nişurevan'in kardeşinin ve Muaviye ise kayınbiraderinin asıldığını görür. Aradan yıllar geçer, Hz. Ömer Halife ve Muaviye ise Şam'a vali olur. Muaviye bir arsa hakkında birine haksızlık yapar ve adam onu şikayet için Medine'ye gelir. Halifeyi sorar ve onun hurmalıkta olduğunu öğrenir. Adam tarif edilen yere gelir ve bakar ki, elbisesi yamalı bir adam. Ona Halifeyi sorar ve Hz. Ömer kendisinin Halife olduğunu söyler. Adam, bir ihtişamlı Muaviye' yi hayal eder ve bir de yamalı elbiseli Halifeye bakar. İçinden "Bu adamın, ihtişamlı vali üzerinde ne etkisi olabilir diye geçirir." Ama, madem ta buraya kadar geldim, en azından sorunumu arz edeyim der ve Muaviye hakkındaki şikayetini söyler. Hz. Ömer ilerideki bir kemiği göstererek onu kendisine vermesini ister. Hz. Ömer kemiğin üzerine "Ben Nişurevan' dan daha adaletliyim" diye yazar ve onu Muaviye' ye vermesini ister. Adam Şam' a gelir ve umutsuz bir halde kemiği Muaviye' ye verir ve Halifenin gönderdiğini söyler. Muaviye mesajı okuyunca beti benzi atar, rengi değişir ve adamın hakkını teslim eder. En başta zalimliği ile ünlü Nişurevan'ın;  vezirin çok cesaret gerektiren bir  ikazı ile Hakka yönelmesi, İslam tarihine bile iz bıraktı ise; zalimlere ve zulme destek verenlere neye hizmet ettiklerini bildirmenin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Bu tebliğ cihadı neticesi; Hz. İbrahim'in ateşe atılması gibi belki son derece vahim ve ağır olabilir. Ama, ateşi gül bahçesine çeviren Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak her şeye değer. Bu tebliğ en azından hesap gününde; "Ya Rabbim biz bunları ikaz etmiştik" demek gibi bir kurtuluş belgesi olabilir. Allah'ın (c.c.) bizleri; zalimlere ve onlara destek verenlere tebliğ cihadı görevini hakkı ile yerine getiren örnek Müslümanlardan eylemesi dua ve dileklerimle.
Hz. Ömer ile Muaviye İran'a at satmaya giderler. Atları satarlar, geri dönecekler ama; Nişurevan'ın kardeşi ve kayınbiraderi birer at almışlar onların ödemesini beklerler.

Bu tahsilattan umudu kesip geri dönmeye karar verdiklerinde, hanın sahibi, Nişurevan'a şikayet etmelerini tavsiye eder. İyi ama derler hakkımızı gasp edenin biri onun kardeşi ve diğeri kayınbiraderi, bu şikayetten bir şey elde edemeyiz. Hancı onları ikna eder. Sonunda Nişurevana durumu arz ederler. Nişurevan onlara paralarını verir ve kendilerini misafir eder. Ertesi sabah onlara ikisinin şehrin ayrı ayrı kapılardan çıkmalarını söyler. Şehirden çıkarken Hz. Ömer Nişurevan'in kardeşinin ve Muaviye ise kayınbiraderinin asıldığını görür. Aradan yıllar geçer, Hz. Ömer Halife ve Muaviye ise Şam'a vali olur. Muaviye bir arsa hakkında birine haksızlık yapar ve adam onu şikayet için Medine'ye gelir. Halifeyi sorar ve onun hurmalıkta olduğunu öğrenir. Adam tarif edilen yere gelir ve bakar ki, elbisesi yamalı bir adam. Ona Halifeyi sorar ve Hz. Ömer kendisinin Halife olduğunu söyler. Adam, bir ihtişamlı Muaviye' yi hayal eder ve bir de yamalı elbiseli Halifeye bakar. İçinden "Bu adamın, ihtişamlı vali üzerinde ne etkisi olabilir diye geçirir." Ama, madem ta buraya kadar geldim, en azından sorunumu arz edeyim der ve Muaviye hakkındaki şikayetini söyler. Hz. Ömer ilerideki bir kemiği göstererek onu kendisine vermesini ister. Hz. Ömer kemiğin üzerine "Ben Nişurevan' dan daha adaletliyim" diye yazar ve onu Muaviye' ye vermesini ister. Adam Şam' a gelir ve umutsuz bir halde kemiği Muaviye' ye verir ve Halifenin gönderdiğini söyler. Muaviye mesajı okuyunca beti benzi atar, rengi değişir ve adamın hakkını teslim eder.

En başta zalimliği ile ünlü Nişurevan'ın;  vezirin çok cesaret gerektiren bir  ikazı ile Hakka yönelmesi, İslam tarihine bile iz bıraktı ise; zalimlere ve zulme destek verenlere neye hizmet ettiklerini bildirmenin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Bu tebliğ cihadı neticesi; Hz. İbrahim'in ateşe atılması gibi belki son derece vahim ve ağır olabilir. Ama, ateşi gül bahçesine çeviren Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak her şeye değer. Bu tebliğ en azından hesap gününde; "Ya Rabbim biz bunları ikaz etmiştik" demek gibi bir kurtuluş belgesi olabilir.

Allah'ın (c.c.) bizleri; zalimlere ve onlara destek verenlere tebliğ cihadı görevini hakkı ile yerine getiren örnek Müslümanlardan eylemesi dua ve dileklerimle.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.