Türkiye, stratejik konumu ve tarihi geçmişi ile İslâm dünyasının lider ülkesi konumundadır. Öyle olunca Müslüman ülkeler arasındaki çelişki ve gerilimlere arabulucu olmak gibi sorumluluğu vardır ve ona yakışan da budur.
Siyonizmin güdümündeki İslâm düşmanlarının tam bir işbirliği yaparak ve Uluslararası hukuku hiçe sayarak İran'a saldırdıkları bir zamanda; her duyarlı insanın mağdur durumdaki İran'ın yanında olması gerekir. Bize yakışan da budur. Milletimiz tarih boyunca bunun güzel örneklerini de göstermiştir.
Tam bu ortamda, şeytani güçlerin hedefindeki İran ile Azerbaycan arasında yaşandığı iddia edilen sanal bir gerginliğe, Türkiye'nin kendinden beklenen lider ülke konumuna yakışan bir duruş sergilemesi gerekir. Ülkemizi İran ile savaşa sokabilmek için her türlü hile ve oyunun yapılması ihtimali olan sosyal medyada; Sayın Cumhurbaşkanımızın "Ey İran" diye başlayan ve Azerbaycan ile İran arasındaki gerilimde taraf olan konuşmaları dolaşıyor. Günümüzde animasyon görüntüler ile gündem oluşturulabiliyor. Bu paylaşımın da, gerçekten uzak öyle bir sey olmasını temenni ediyorum.
Aksi halde Türkiye'nin; İran ile Azerbaycan arasındaki var olduğu iddia edilen gerilimde, Azerbaycan'ın yanında ve İran'a karşı tavır alması, Azerilerden ziyade, ABD ve İsrail'i memnun eder. Böyle bir yaklaşım resmen, bir İslâm ülkesine karşı Siyonizmin tarafında yer almak anlamına gelir. Böyle bir durum; lider ülke kimliğimiz, Müslüman kişiliğimiz, tarihi geçmişimiz ve milli ve manevi değerlerimiz ile bağdaşmaz.
Zaten Siyonistlerin İran'dan sonra nihai hedeflerinin Türkiye olacağı biliniyor. Merhum Erbakan hoca yıllar boyunca bu gerçeğe işaret ettiler. Şimdi mevcut ortamda, ileride bizi hedefe alacak olanları memnun edecek işler yapmak tarihi geçmişimiz, lider ülke kimliğimiz ve milli menfatlerimiz ile bağdaşmaz.
Lider ülke Türkiye olarak bize düşen şey, iki kardeş ülkeye aracılık yapmak ve var olan sorunları barış içinde çözüme kavuşturmak olmalıdır.
