İmtihanlar yokuşlarda verilir.
Düz yolda herkes yürüyor dostum.
Tufanlara yalçın dağlar başeğmez,
Buzlar artı birde eriyor dostum.
İnsanın adamlık derecesi; inancı ile ilgili karşısına çıkan zorluklara karşı gösterdiği sabır, metanet ve direnci ile ölçülür. Bir Müslüman inancı ile ilgili değer yargılarından, ne kadar acı ve sıkıntı görürse görsün asla taviz vermemeli.
Tarih boyunca Hâk merkezli akımlar, güç merkezli şeytani oluşumların baskı ve zulmü ile tehdit edilmişlerdir. Her türlü baskı ve zorluğa karşı inancından taviz vermeyenler tarihe altın harflerle yazılmış, güce boyun eğen ve zalime teslim olanlar ise tarihin tozlu sayfalarında yok olup gitmistir
Tarihler milli ve manevi değerleri uğruna canını teslim edenleri kahraman olarak yazarken; baskı ve zulme direnç gösteremiyenleri, kendilerine sunulan dünyevi menfaat karşılığında davasına arka dönenleri, makam ve mevki için davasını satanları, iradelerini satın alan güç odaklarına şirin görünmek için milli ve manevi değerlerine cephe alanları korkaklık ve döneklik ile yaftalamıştır.
Her türlü zorluğa karşı; aynen Merhum Necmettin Erbakan Hoca gibi davasından bir adım bile geri adım atmadan davasını savunanlar tarihe altın harflerle yazılmıştır. Diğerleri ise tarihin tozlu sayfalarında silinmiş ve davasına ihanet etme damgası ile kendilerine yazık etmişlerdir.
Tarihte bir de, hiç acı ve sıkıntıya maruz kalmadıkları halde; üç günlük dünyada makam ve mevki elde edebilmek inancı, milli ve manevi değerlerine savaş açanlar olmuştur. Yakın tarihimizde çokca örneği görüldüğü üzere onlar bu yanlışlarının bedelini ya canları ile ödemişler veya kendi ülkelerinden kaçmak zorunda kalmışlardır. Her türlü zorluğa rağmen canı pahasına davasını savunanlar ise, yıllar sonra bile saygı ile anılmaktadır.
Allah'ın (c.c.) bizleri; inancına, davasına, milli ve manevi değerlerine ihanet etme zilletinden koruması dua ve dileklerimle.
