Ümit Özdağ’dan İktidara Sert Tepki: ‘Emekliye Açlık Talimi Yaptırılıyor’

Siyaset 06.11.2026 - 00:24, Güncelleme: 06.11.2026 - 00:24
 

Ümit Özdağ’dan İktidara Sert Tepki: ‘Emekliye Açlık Talimi Yaptırılıyor’

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon yolsuzluğu iddiaları, emekli maaşları, enflasyon ve terör politikalarını eleştirdi. Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik vaatlerini açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ekonomik krizden fon yolsuzluğu iddialarına, emekli maaşlarından terör politikalarına kadar birçok konuda iktidarı eleştirdi. Emekli aylık bağlama oranlarını yeniden yüzde 70 seviyesine çıkaracaklarını söyleyen Özdağ, “İşçiye, köylüye, emekliye, memura, esnafa, orta direğe tam bir açlık talimi yaptırılıyor” dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon yolsuzluğu iddialarının ekonomiye etkisinden emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına, tarım politikalarından terörle mücadele tartışmalarına kadar birçok başlıkta açıklamalar yapan Özdağ, hükümete yönelik eleştirilerini sıraladı. Ekonomide yaşanan sorunların yalnızca vatandaşın alım gücünü değil, finansal sistemi ve reel sektörü de tehdit ettiğini savunan Özdağ, fon krizinin şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti. Emekliler için seyyanen zam ve intibak düzenlemesi sözü veren Özdağ, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde aylık bağlama oranlarını yeniden yüzde 70 seviyesine çıkaracaklarını ifade etti. Ümit Özdağ’dan fon yolsuzluğu iddialarına soruşturma çağrısı Ekonomik buhranın fon yolsuzluğu iddiaları nedeniyle daha da derinleştiğini ileri süren Özdağ, finansal istikrarı sağlamakla görevli kurumların yöneticilerinin suç örgütü yapılanması içerisinde hareket ettiği yönündeki iddiaların son derece ciddi olduğunu söyledi. Özdağ, devlet yönetiminde siyasi sorumluluğun önemine dikkat çekerek, bürokratların denetlenmesinin iktidarın görevi olduğunu belirtti. “Devleti anonim şirket gibi yöneteceğiz” söylemiyle iktidara gelen AK Parti’nin bugün gelinen noktada sorumluluk taşıdığını savunan Özdağ, fon yolsuzluğu iddialarının siyasi boyutunun da araştırılması gerektiğini dile getirdi. Fon krizinde başlangıçta yaklaşık 455 bin yatırımcının mağdur olduğunun ifade edildiğini ve zarar miktarının 20 milyar dolar civarında olduğunun öne sürüldüğünü belirten Özdağ, mağduriyetin toplumun farklı kesimlerine yayıldığını söyledi. Manavgat’ta görüştüğü bir esnafın fon yatırımı nedeniyle milyonlarca lira kaybettiğini ve artık iş yeri kirasını ödeyemediğini anlattığını aktaran Özdağ, yaşananların yalnızca büyük yatırımcıları değil, küçük esnafı ve vatandaşları da etkilediğini kaydetti. “Fon krizi borsayı ve bankacılık sektörünü tehdit ediyor” Fon yolsuzluğu iddialarının borsa üzerindeki etkilerine de değinen Özdağ, borsa endeksinde yaşanan düşüş nedeniyle yatırımcıların ciddi kayıplar yaşadığını ifade etti. Borsada işlem gören şirketlerin piyasa değerlerinde meydana gelen kayıpların 174 milyar dolara ulaştığı yönündeki açıklamalara dikkat çeken Özdağ, krizin bankacılık sektörüne ve reel ekonomiye yayılma ihtimalinin araştırılması gerektiğini söyledi. Özdağ, değeri şişirilmiş hisselerin teminat gösterilerek kredi kullanılıp kullanılmadığının, fon mağdurlarının bankalara olan borçlarının ve finansal sistemin risklerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Fon krizinin büyümesi halinde iflasların, işten çıkarmaların ve ekonomik büyümede yavaşlamanın gündeme gelebileceğini savunan Özdağ, yetkililere şu çağrıda bulundu: Fon yolsuzluğu iddialarına karışan kişiler hakkında kimlik ve siyasi aidiyet ayrımı yapılmadan hukuki işlem başlatılması, Yüksek kazanç elde ettiği öne sürülen kişilerin kimliklerinin ve işlemlerinin açıklığa kavuşturulması, Krizin bankacılık ve reel sektör üzerindeki etkilerinin araştırılması, Benzer olayların yaşanmaması için kurumsal ve hukuki tedbirlerin şeffaf biçimde açıklanması. Özdağ, soruşturmanın yalnızca bürokratlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, kamuoyunun yanıt beklediği soruların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Özdağ’dan TÜİK ve enflasyon tepkisi Türkiye’de açıklanan enflasyon rakamlarını da eleştiren Özdağ, TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon oranıyla vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi fark bulunduğunu savundu. ENAG’ın açıkladığı enflasyon verilerine de değinen Özdağ, Türkiye’deki fiyat artışlarının savaş yaşayan ülkelerdeki enflasyon oranlarından daha yüksek olmasını eleştirdi. Rusya, Ukrayna ve Suriye’deki ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’de vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısının kabul edilemez boyutlara ulaştığını söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarını hedef alan Özdağ, hükümetin enflasyonla mücadele konusunda başarı söyleminin vatandaşın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini ileri sürdü. “İşçiye, emekliye, memura açlık talimi yaptırılıyor” Özdağ’ın basın toplantısındaki en dikkat çeken başlıklardan biri emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunlar oldu. Tarım sektöründeki üreticilerin de ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya olduğunu belirten Özdağ, Adana’da bin dönümlük limon ve mandalina bahçesi bulunan bir üreticinin ürünlerini toplatmak yerine ücretsiz dağıtmayı düşündüğünü anlattı. Özdağ’ın aktardığına göre üretici, toplama maliyeti ürün başına 4 lira olan narenciye için 2 lira fiyat teklif edilmesi nedeniyle ürünlerini hasat edemediğini belirtti. Marketlerde yüksek fiyatlarla satılan ürünlerin tarlada üreticiye kazanç sağlamamasını eleştiren Özdağ, tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Emekli, memur ve işçilerin maaş artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savunan Özdağ, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatarak bu gelirle geçinmenin giderek zorlaştığını ifade etti. “İşçiye, köylüye, emekliye, memura, esnafa, orta direğe tam bir açlık talimi yaptırılıyor” diyen Özdağ, milyonlarca emeklinin geçimini sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığını belirtti. “Emekli aylık bağlama oranlarını yüzde 70’e çıkaracağız” Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik ekonomi politikalarını da açıklayan Özdağ, iktidara gelmeleri halinde emekli maaşlarında kapsamlı bir düzenleme yapacaklarını söyledi. Özdağ, emeklilerin ekonomik kayıplarını telafi etmek amacıyla üç temel adım atacaklarını belirtti. Buna göre Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik vaatleri şöyle sıralandı: Emekli aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70 seviyesine çıkarılması, Emeklilerin ekonomik büyümeden aldığı payın artırılması, Geçmiş yıllarda yaşanan gelir kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılması, Farklı tarihlerde emekli olan kişiler arasındaki maaş adaletsizliğinin giderilmesi için kapsamlı intibak düzenlemesi yapılması. Özdağ, emekli maaşının sosyal yardım değil, çalışma hayatı boyunca ödenen primlerin karşılığı olan kazanılmış bir hak olduğunu vurguladı. 2023 yılında memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın memur emeklilerine yansıtılmadığını hatırlatan Özdağ, bu uygulamanın emekliler açısından önemli bir gelir kaybına neden olduğunu savundu. “Türk buğdayından yapılan makarnayı tercih edeceğiz” Özdağ, basın toplantısında gıda sektöründeki ürün ambalajlarına ilişkin tartışmalara da değindi. Yabancı bir gıda firmasının bazı makarna ürünlerinde yer alan “yüzde 100 Türk buğdayı” ifadesini “yüzde 100 Türkiye’nin buğdayı” şeklinde değiştirdiğini belirten Özdağ, söz konusu değişikliğin nedenini sorguladı. Ürün ambalajındaki ifadeye ilişkin firmaya tepki gösteren Özdağ, “Bu ‘yüzde 100 Türk buğdayı’ ifadesi sizi neden rahatsız etti?” diye sordu. Özdağ, Türk kimliği ve milli üretim vurgusu yaparak, “Biz Türk’üz ve Türk buğdayından yapılan makarnayı tercih edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Bizim için milli dava güçlü ve Atatürkçü Türkiye’dir” Dış politika ve milli dava tartışmalarına da değinen Özdağ, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın 29 Ekim’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret etmesini eleştirdi. Filistin’in Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile yürüttüğü iş birliği mekanizmalarına dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin Filistin politikasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Gazze’de yaşananları insanlık meselesi olarak nitelendiren Özdağ, Türkiye’nin milli çıkarlarının öncelikli olması gerektiğini söyledi. Zafer Partisi’nin milli dava anlayışını Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan ile ilişkiler, Türk dünyasıyla iş birliği ve güçlü bir Türkiye hedefi üzerinden açıklayan Özdağ, “Bizim için milli dava güçlü, müreffeh ve Atatürkçü bir Türkiye’dir” dedi. Hakkari’de şehit olan asker için açıklama istedi Özdağ, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde şehit olan Mehmetçikle ilgili olayın ayrıntılarının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Askerin hangi terör örgütü tarafından şehit edildiğinin açıklanmadığını ileri süren Özdağ, yetkililere olayın nasıl gerçekleştiğini ve sorumluların kim olduğunu sordu. Askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini de savunan Özdağ, Türkiye’nin güvenlik koşulları ve bölgede yaşanan çatışmalar dikkate alındığında askeri sağlık sisteminin önem taşıdığını belirtti. Askeri hastanelerin kapatılmasının ardından geçen yıllara dikkat çeken Özdağ, harp cerrahları ve askeri sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu. “Gaziler Zafer Partisi Genel Merkezi’ni evleri gibi kullanabilir” Gazilerin yaşadığı barınma sorunlarına ilişkin de konuşan Özdağ, 7 Kasım’da Ankara’da bulunacak gazilere Zafer Partisi Genel Merkezi’nin kapılarının açık olduğunu söyledi. Gazilerin daha önce sokakta ve parklarda kalmak zorunda kaldığını belirten Özdağ, havaların soğumasıyla birlikte barınma koşullarının daha da zorlaştığını ifade etti. Özdağ, “Ankara’da bulunduğunuz sürece Zafer Partisi Genel Merkezi’ni dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Burası onların evidir” diyerek gazilere konaklama imkanı sunabileceklerini belirtti. Çankaya Belediyesi’nin bazı gruplara yönelik yardımlarını da eleştiren Özdağ, gazilere yeterli destek verilmediğini savundu. Çankayalı seçmenlere seslenen Özdağ, belediyenin yardım politikalarını sorguladı. “Bir terörist, terörsüz Türkiye sağlayacak deniliyor” Özdağ, hükümetin “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştirilerini de sürdürdü. Gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Özdağ, terörle mücadelede ağır bedeller ödeyen güvenlik güçlerine sürecin nasıl anlatılacağını sorguladı. İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen toplantı ve Anadolu’da kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla oluşturulduğunu söylediği yeni modele tepki gösteren Özdağ, jandarmanın da sürece ilişkin bilgilendirilmesinin planlandığını belirtti. “Yüzlerce evladını şehit vermiş jandarmaya mı anlatacaksınız Terörsüz Türkiye’yi?” diyen Özdağ, terörle mücadelede şehit ve gazilerin yaşadığı acıların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Özdağ ayrıca İletişim Başkanlığı’nın muhalefete yönelik sosyal medya faaliyetleri yürütüp yürütmediğini sorgulayarak, siyasi partilere karşı sosyal medya hesaplarının desteklenip desteklenmediği konusunda açıklama istedi. Özdağ’dan CHP, DEM Parti ve Yeni Parti’ye eleştiri Özdağ, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP ile DEM Parti arasında yürütülen “Kent Uzlaşısı” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, DEM Parti’nin kendi grubunu kurma yönündeki açıklamalarını yeni siyasi pazarlıkların işareti olarak yorumladı. CHP ve Yeni Parti’nin DEM Parti ile ilişkilerini eleştiren Özdağ, muhalefetin terörle mücadele ve Cumhuriyet değerleri konusunda net bir tutum alması gerektiğini savundu. Yeni Parti’ye de çağrıda bulunan Özdağ, “Bu iktidar ancak Atatürk çizgisinde bir araya gelinerek aşılabilir. Öcalan’ın yanında değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yanında olun” ifadelerini kullandı. Özdağ’ın açıklamalarında ekonomi ve terör politikaları öne çıktı Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın basın toplantısında ekonomi, emekli maaşları, fon yolsuzluğu iddiaları, tarım politikaları, gazilerin barınma sorunları ve terörle mücadele süreci öne çıkan başlıklar oldu. Özdağ, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirirken emekliler için kapsamlı bir gelir düzenlemesi sözü verdi. Fon yolsuzluğu iddialarının tüm yönleriyle soruşturulmasını isteyen Özdağ, terör politikalarında ise Atatürk çizgisinde milli birlik vurgusu yaptı. Özdağ’ın açıklamaları, ekonomik kriz ve emeklilerin geçim sıkıntısı başta olmak üzere hükümetin ekonomi ve güvenlik politikalarına yönelik muhalefet eleştirilerini bir kez daha gündeme taşıdı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon yolsuzluğu iddiaları, emekli maaşları, enflasyon ve terör politikalarını eleştirdi. Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik vaatlerini açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ekonomik krizden fon yolsuzluğu iddialarına, emekli maaşlarından terör politikalarına kadar birçok konuda iktidarı eleştirdi. Emekli aylık bağlama oranlarını yeniden yüzde 70 seviyesine çıkaracaklarını söyleyen Özdağ, “İşçiye, köylüye, emekliye, memura, esnafa, orta direğe tam bir açlık talimi yaptırılıyor” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon yolsuzluğu iddialarının ekonomiye etkisinden emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına, tarım politikalarından terörle mücadele tartışmalarına kadar birçok başlıkta açıklamalar yapan Özdağ, hükümete yönelik eleştirilerini sıraladı.

Ekonomide yaşanan sorunların yalnızca vatandaşın alım gücünü değil, finansal sistemi ve reel sektörü de tehdit ettiğini savunan Özdağ, fon krizinin şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti. Emekliler için seyyanen zam ve intibak düzenlemesi sözü veren Özdağ, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde aylık bağlama oranlarını yeniden yüzde 70 seviyesine çıkaracaklarını ifade etti.

Ümit Özdağ’dan fon yolsuzluğu iddialarına soruşturma çağrısı
Ekonomik buhranın fon yolsuzluğu iddiaları nedeniyle daha da derinleştiğini ileri süren Özdağ, finansal istikrarı sağlamakla görevli kurumların yöneticilerinin suç örgütü yapılanması içerisinde hareket ettiği yönündeki iddiaların son derece ciddi olduğunu söyledi.

Özdağ, devlet yönetiminde siyasi sorumluluğun önemine dikkat çekerek, bürokratların denetlenmesinin iktidarın görevi olduğunu belirtti. “Devleti anonim şirket gibi yöneteceğiz” söylemiyle iktidara gelen AK Parti’nin bugün gelinen noktada sorumluluk taşıdığını savunan Özdağ, fon yolsuzluğu iddialarının siyasi boyutunun da araştırılması gerektiğini dile getirdi.

Fon krizinde başlangıçta yaklaşık 455 bin yatırımcının mağdur olduğunun ifade edildiğini ve zarar miktarının 20 milyar dolar civarında olduğunun öne sürüldüğünü belirten Özdağ, mağduriyetin toplumun farklı kesimlerine yayıldığını söyledi.

Manavgat’ta görüştüğü bir esnafın fon yatırımı nedeniyle milyonlarca lira kaybettiğini ve artık iş yeri kirasını ödeyemediğini anlattığını aktaran Özdağ, yaşananların yalnızca büyük yatırımcıları değil, küçük esnafı ve vatandaşları da etkilediğini kaydetti.

“Fon krizi borsayı ve bankacılık sektörünü tehdit ediyor”
Fon yolsuzluğu iddialarının borsa üzerindeki etkilerine de değinen Özdağ, borsa endeksinde yaşanan düşüş nedeniyle yatırımcıların ciddi kayıplar yaşadığını ifade etti. Borsada işlem gören şirketlerin piyasa değerlerinde meydana gelen kayıpların 174 milyar dolara ulaştığı yönündeki açıklamalara dikkat çeken Özdağ, krizin bankacılık sektörüne ve reel ekonomiye yayılma ihtimalinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Özdağ, değeri şişirilmiş hisselerin teminat gösterilerek kredi kullanılıp kullanılmadığının, fon mağdurlarının bankalara olan borçlarının ve finansal sistemin risklerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Fon krizinin büyümesi halinde iflasların, işten çıkarmaların ve ekonomik büyümede yavaşlamanın gündeme gelebileceğini savunan Özdağ, yetkililere şu çağrıda bulundu:

Fon yolsuzluğu iddialarına karışan kişiler hakkında kimlik ve siyasi aidiyet ayrımı yapılmadan hukuki işlem başlatılması,

Yüksek kazanç elde ettiği öne sürülen kişilerin kimliklerinin ve işlemlerinin açıklığa kavuşturulması,

Krizin bankacılık ve reel sektör üzerindeki etkilerinin araştırılması,

Benzer olayların yaşanmaması için kurumsal ve hukuki tedbirlerin şeffaf biçimde açıklanması.

Özdağ, soruşturmanın yalnızca bürokratlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, kamuoyunun yanıt beklediği soruların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Özdağ’dan TÜİK ve enflasyon tepkisi
Türkiye’de açıklanan enflasyon rakamlarını da eleştiren Özdağ, TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon oranıyla vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi fark bulunduğunu savundu.

ENAG’ın açıkladığı enflasyon verilerine de değinen Özdağ, Türkiye’deki fiyat artışlarının savaş yaşayan ülkelerdeki enflasyon oranlarından daha yüksek olmasını eleştirdi.

Rusya, Ukrayna ve Suriye’deki ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’de vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısının kabul edilemez boyutlara ulaştığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarını hedef alan Özdağ, hükümetin enflasyonla mücadele konusunda başarı söyleminin vatandaşın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini ileri sürdü.

“İşçiye, emekliye, memura açlık talimi yaptırılıyor”
Özdağ’ın basın toplantısındaki en dikkat çeken başlıklardan biri emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunlar oldu.

Tarım sektöründeki üreticilerin de ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya olduğunu belirten Özdağ, Adana’da bin dönümlük limon ve mandalina bahçesi bulunan bir üreticinin ürünlerini toplatmak yerine ücretsiz dağıtmayı düşündüğünü anlattı.

Özdağ’ın aktardığına göre üretici, toplama maliyeti ürün başına 4 lira olan narenciye için 2 lira fiyat teklif edilmesi nedeniyle ürünlerini hasat edemediğini belirtti. Marketlerde yüksek fiyatlarla satılan ürünlerin tarlada üreticiye kazanç sağlamamasını eleştiren Özdağ, tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Emekli, memur ve işçilerin maaş artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savunan Özdağ, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatarak bu gelirle geçinmenin giderek zorlaştığını ifade etti.

“İşçiye, köylüye, emekliye, memura, esnafa, orta direğe tam bir açlık talimi yaptırılıyor” diyen Özdağ, milyonlarca emeklinin geçimini sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığını belirtti.

“Emekli aylık bağlama oranlarını yüzde 70’e çıkaracağız”
Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik ekonomi politikalarını da açıklayan Özdağ, iktidara gelmeleri halinde emekli maaşlarında kapsamlı bir düzenleme yapacaklarını söyledi.

Özdağ, emeklilerin ekonomik kayıplarını telafi etmek amacıyla üç temel adım atacaklarını belirtti.

Buna göre Zafer Partisi’nin emeklilere yönelik vaatleri şöyle sıralandı:

Emekli aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70 seviyesine çıkarılması,

Emeklilerin ekonomik büyümeden aldığı payın artırılması,

Geçmiş yıllarda yaşanan gelir kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılması,

Farklı tarihlerde emekli olan kişiler arasındaki maaş adaletsizliğinin giderilmesi için kapsamlı intibak düzenlemesi yapılması.

Özdağ, emekli maaşının sosyal yardım değil, çalışma hayatı boyunca ödenen primlerin karşılığı olan kazanılmış bir hak olduğunu vurguladı.

2023 yılında memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın memur emeklilerine yansıtılmadığını hatırlatan Özdağ, bu uygulamanın emekliler açısından önemli bir gelir kaybına neden olduğunu savundu.

“Türk buğdayından yapılan makarnayı tercih edeceğiz”
Özdağ, basın toplantısında gıda sektöründeki ürün ambalajlarına ilişkin tartışmalara da değindi. Yabancı bir gıda firmasının bazı makarna ürünlerinde yer alan “yüzde 100 Türk buğdayı” ifadesini “yüzde 100 Türkiye’nin buğdayı” şeklinde değiştirdiğini belirten Özdağ, söz konusu değişikliğin nedenini sorguladı.

Ürün ambalajındaki ifadeye ilişkin firmaya tepki gösteren Özdağ, “Bu ‘yüzde 100 Türk buğdayı’ ifadesi sizi neden rahatsız etti?” diye sordu.

Özdağ, Türk kimliği ve milli üretim vurgusu yaparak, “Biz Türk’üz ve Türk buğdayından yapılan makarnayı tercih edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Bizim için milli dava güçlü ve Atatürkçü Türkiye’dir”
Dış politika ve milli dava tartışmalarına da değinen Özdağ, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın 29 Ekim’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret etmesini eleştirdi.

Filistin’in Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile yürüttüğü iş birliği mekanizmalarına dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin Filistin politikasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Gazze’de yaşananları insanlık meselesi olarak nitelendiren Özdağ, Türkiye’nin milli çıkarlarının öncelikli olması gerektiğini söyledi.

Zafer Partisi’nin milli dava anlayışını Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan ile ilişkiler, Türk dünyasıyla iş birliği ve güçlü bir Türkiye hedefi üzerinden açıklayan Özdağ, “Bizim için milli dava güçlü, müreffeh ve Atatürkçü bir Türkiye’dir” dedi.

Hakkari’de şehit olan asker için açıklama istedi
Özdağ, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde şehit olan Mehmetçikle ilgili olayın ayrıntılarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Askerin hangi terör örgütü tarafından şehit edildiğinin açıklanmadığını ileri süren Özdağ, yetkililere olayın nasıl gerçekleştiğini ve sorumluların kim olduğunu sordu.

Askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini de savunan Özdağ, Türkiye’nin güvenlik koşulları ve bölgede yaşanan çatışmalar dikkate alındığında askeri sağlık sisteminin önem taşıdığını belirtti.

Askeri hastanelerin kapatılmasının ardından geçen yıllara dikkat çeken Özdağ, harp cerrahları ve askeri sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.

“Gaziler Zafer Partisi Genel Merkezi’ni evleri gibi kullanabilir”
Gazilerin yaşadığı barınma sorunlarına ilişkin de konuşan Özdağ, 7 Kasım’da Ankara’da bulunacak gazilere Zafer Partisi Genel Merkezi’nin kapılarının açık olduğunu söyledi.

Gazilerin daha önce sokakta ve parklarda kalmak zorunda kaldığını belirten Özdağ, havaların soğumasıyla birlikte barınma koşullarının daha da zorlaştığını ifade etti.

Özdağ, “Ankara’da bulunduğunuz sürece Zafer Partisi Genel Merkezi’ni dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Burası onların evidir” diyerek gazilere konaklama imkanı sunabileceklerini belirtti.

Çankaya Belediyesi’nin bazı gruplara yönelik yardımlarını da eleştiren Özdağ, gazilere yeterli destek verilmediğini savundu. Çankayalı seçmenlere seslenen Özdağ, belediyenin yardım politikalarını sorguladı.

“Bir terörist, terörsüz Türkiye sağlayacak deniliyor”
Özdağ, hükümetin “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştirilerini de sürdürdü. Gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Özdağ, terörle mücadelede ağır bedeller ödeyen güvenlik güçlerine sürecin nasıl anlatılacağını sorguladı.

İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen toplantı ve Anadolu’da kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla oluşturulduğunu söylediği yeni modele tepki gösteren Özdağ, jandarmanın da sürece ilişkin bilgilendirilmesinin planlandığını belirtti.

“Yüzlerce evladını şehit vermiş jandarmaya mı anlatacaksınız Terörsüz Türkiye’yi?” diyen Özdağ, terörle mücadelede şehit ve gazilerin yaşadığı acıların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Özdağ ayrıca İletişim Başkanlığı’nın muhalefete yönelik sosyal medya faaliyetleri yürütüp yürütmediğini sorgulayarak, siyasi partilere karşı sosyal medya hesaplarının desteklenip desteklenmediği konusunda açıklama istedi.

Özdağ’dan CHP, DEM Parti ve Yeni Parti’ye eleştiri
Özdağ, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP ile DEM Parti arasında yürütülen “Kent Uzlaşısı” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, DEM Parti’nin kendi grubunu kurma yönündeki açıklamalarını yeni siyasi pazarlıkların işareti olarak yorumladı.

CHP ve Yeni Parti’nin DEM Parti ile ilişkilerini eleştiren Özdağ, muhalefetin terörle mücadele ve Cumhuriyet değerleri konusunda net bir tutum alması gerektiğini savundu.

Yeni Parti’ye de çağrıda bulunan Özdağ, “Bu iktidar ancak Atatürk çizgisinde bir araya gelinerek aşılabilir. Öcalan’ın yanında değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yanında olun” ifadelerini kullandı.

Özdağ’ın açıklamalarında ekonomi ve terör politikaları öne çıktı
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın basın toplantısında ekonomi, emekli maaşları, fon yolsuzluğu iddiaları, tarım politikaları, gazilerin barınma sorunları ve terörle mücadele süreci öne çıkan başlıklar oldu.

Özdağ, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirirken emekliler için kapsamlı bir gelir düzenlemesi sözü verdi. Fon yolsuzluğu iddialarının tüm yönleriyle soruşturulmasını isteyen Özdağ, terör politikalarında ise Atatürk çizgisinde milli birlik vurgusu yaptı.

Özdağ’ın açıklamaları, ekonomik kriz ve emeklilerin geçim sıkıntısı başta olmak üzere hükümetin ekonomi ve güvenlik politikalarına yönelik muhalefet eleştirilerini bir kez daha gündeme taşıdı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.