Vizyon Kuyumcu

Tasavvuf ve Tarikatlar

Gündem 23.08.2026 - 23:13, Güncelleme: 23.08.2026 - 23:13
 

Tasavvuf ve Tarikatlar

Ehli sünnet alimleri tarafından özet olarak;

Tasavvuf: Her an Allah (c.c.) ile beraber olma ve gafletten sakınma, Takva: Allah'a (c.c.) itaat ederek azabından korunma ve Tarikat: Allah'a (c.c.) ulaşmak için benimsenen usul, tutulan yol, Olarak tarif edilmiştir. Bu kavramların tamamı İslâmî temeller üzerine bina edilmiş ve Müslümanlar tarafından Allah'a ulaşmak isteyenlere mahsus adet, hal ve davranış olarak benimsenmiştir. Bu kavramlar ameli alanda Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak, gazabından emin olmak ve ahrette ebedi saadete ulaşmak için itaat edilmesi ve uyulması gereken kuralları ihtiva eder. Takva sahibi veya bir tarikatın mensubu olmak, bir bakıma diğer insanlardan daha farklı ve ayrıcalıklı olarak daha üstün bir güzel ahlâk sahibi, haram ve helal gibi hususlarda daha hassas ve her hali ile toplumda örnek olmak gibi bir özellik gerektirir. Peki, öyle mi? Servis edilen haberler doğru ise; günümüzde yaşanan olaylar, bu kavramlar üzerine hayatlarını devam ettirenlerin haram/ helal gibi olmazsa olmaz hususlarda bile sağlıklı yol bulamamış olduklarını gösteriyor. Allah (c.c.) rızasını kazanmak ve O'nun kurallarına uygun hareket etmek öncelikleri olması gereken tasavvuf guruplarının, Allah (c.c.) rızası yerine altın ve döviz hesabı yaptıklarını gösteriyor. Haber bültenlerinde servis edilenler doğru ise, din adına varlığını devam ettiren tasavvuf guruplarının; İslâm dinin şerefini korumak, İslâm Birliğini kurmak ve İslâm dünyasını içinde bulunduğu sömürü ve zulüm ortamından kurtarıp saadet sahillerine ulaştırmak gibi bir sorunlarının olmadığı anlaşılıyor.  Çünkü adamların İslâm veya din diye bir dertleri yokmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Tasavvuf lideri olarak olarak geçirenlerin öncelikleri; Hıristiyan din adamları gibi Altın, Dolar ve para biriktirmek imiş. Onların da hesabını ise daha bu dünyada veremiyorlar. Dünyalık hesaplarını dünyada kullara vermekte sorun yaşayan bu insanlar, öbür âlemde her şeyin hakiki nedenini bilen Allah'a (c.c.) nasıl hesap verecekler? Bu gurupların siyasi alanda Milli Görüşe hep karşı oldukları ve batı taklitcisi kalabalıklara destek verdikleri bilinen bir gerçek. İyi ki, bizimle ortak bir eylem veya fikir birliktelikleri olmamış. Yoksa onların bu altın ve dolar ihtirasları da Milli Görüşe fatura edilirdi. Allah'ın (c.c.) bizlere; sevdikleri ile birlikte olmamıza yardım etmesi, sevdiklerini sevdirmesi, ötekiler ile aramıza set çekip bizleri onlardan uzak tutması dua ve dileklerimle.
Ehli sünnet alimleri tarafından özet olarak;

Tasavvuf: Her an Allah (c.c.) ile beraber olma ve gafletten sakınma,

Takva: Allah'a (c.c.) itaat ederek azabından korunma ve

Tarikat: Allah'a (c.c.) ulaşmak için benimsenen usul, tutulan yol,

Olarak tarif edilmiştir.

Bu kavramların tamamı İslâmî temeller üzerine bina edilmiş ve Müslümanlar tarafından Allah'a ulaşmak isteyenlere mahsus adet, hal ve davranış olarak benimsenmiştir. Bu kavramlar ameli alanda Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak, gazabından emin olmak ve ahrette ebedi saadete ulaşmak için itaat edilmesi ve uyulması gereken kuralları ihtiva eder.

Takva sahibi veya bir tarikatın mensubu olmak, bir bakıma diğer insanlardan daha farklı ve ayrıcalıklı olarak daha üstün bir güzel ahlâk sahibi, haram ve helal gibi hususlarda daha hassas ve her hali ile toplumda örnek olmak gibi bir özellik gerektirir. Peki, öyle mi? Servis edilen haberler doğru ise; günümüzde yaşanan olaylar, bu kavramlar üzerine hayatlarını devam ettirenlerin haram/ helal gibi olmazsa olmaz hususlarda bile sağlıklı yol bulamamış olduklarını gösteriyor. Allah (c.c.) rızasını kazanmak ve O'nun kurallarına uygun hareket etmek öncelikleri olması gereken tasavvuf guruplarının, Allah (c.c.) rızası yerine altın ve döviz hesabı yaptıklarını gösteriyor.

Haber bültenlerinde servis edilenler doğru ise, din adına varlığını devam ettiren tasavvuf guruplarının; İslâm dinin şerefini korumak, İslâm Birliğini kurmak ve İslâm dünyasını içinde bulunduğu sömürü ve zulüm ortamından kurtarıp saadet sahillerine ulaştırmak gibi bir sorunlarının olmadığı anlaşılıyor.  Çünkü adamların İslâm veya din diye bir dertleri yokmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Tasavvuf lideri olarak olarak geçirenlerin öncelikleri; Hıristiyan din adamları gibi Altın, Dolar ve para biriktirmek imiş. Onların da hesabını ise daha bu dünyada veremiyorlar. Dünyalık hesaplarını dünyada kullara vermekte sorun yaşayan bu insanlar, öbür âlemde her şeyin hakiki nedenini bilen Allah'a (c.c.) nasıl hesap verecekler?

Bu gurupların siyasi alanda Milli Görüşe hep karşı oldukları ve batı taklitcisi kalabalıklara destek verdikleri bilinen bir gerçek. İyi ki, bizimle ortak bir eylem veya fikir birliktelikleri olmamış. Yoksa onların bu altın ve dolar ihtirasları da Milli Görüşe fatura edilirdi.

Allah'ın (c.c.) bizlere; sevdikleri ile birlikte olmamıza yardım etmesi, sevdiklerini sevdirmesi, ötekiler ile aramıza set çekip bizleri onlardan uzak tutması dua ve dileklerimle.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.