Siyasi Sorumluluk
Siyasi Sorumluluk
Siyaset; bir bakıma Peygamber mesleğidir. Her peygamber tebliğ için gönderildikleri toplumlara; Allah'a (c.c.) iman etmeyi, O'na eş koşmamayı, dosdoğru olmayı, günah islememeyi, yalan söylememeyi, iftira atmamayı, insanlara yararlı olmayı, ana babaya iyilik yapmayı, yardıma muhtaç olanlara yardım etmeyi, büyüklere saygılı olmayı ve topluma huzur ve saadet getirecek güzel ahlak sahibi olmayı tavsiye etmişler.
Siyaset; bir bakıma Peygamber mesleğidir. Her peygamber tebliğ için gönderildikleri toplumlara; Allah'a (c.c.) iman etmeyi, O'na eş koşmamayı, dosdoğru olmayı, günah islememeyi, yalan söylememeyi, iftira atmamayı, insanlara yararlı olmayı, ana babaya iyilik yapmayı, yardıma muhtaç olanlara yardım etmeyi, büyüklere saygılı olmayı ve topluma huzur ve saadet getirecek güzel ahlak sahibi olmayı tavsiye etmişler.
Bunlar bir yandan tamamen dini kurallar olurken öte yandan toplum ve fertleri iki cihan saadetine kavuşturan dini emirlerdir.
Buna göre peygamber olarak gönderilen seçilmiş insanlar, toplumları irşad edecek siyasi ve ahlaki kuralları getirmişler. Belki bunun için İmam Gazali ve benzeri büyük alimler "Din Siyasettir" demişler ve siyaseti dini bir görev olarak kabul etmişler. Siyaset din olunca, siyaset yapan ve toplumda Müslüman olarak bilinen İslami kimlikli insanların omuzlarına son derece büyük ve ağır bir sorumluluk düşüyor.
Öyle olunca peygamber mesleği icra eden Müslüman bir siyasetçi;
* Asla yalan söylemez.
* Dünü ile bugünü çelişmez.
* Daha önce kara dediğine bir süre sonra ak demez.
* Şahsi çıkarını milli ve manevi değerlerinin önüne geçirmez.
* Peygamberleri örnek alır, onlardan başka rehber kabul etmez.
* Dünya çıkarı için Siyonizm ile işbirliği yapmaz.
* Allah'tan (c.c.) başka hiçbir güç kabul etmez.
* Sanal güçlere boyun eğmez ve teslim olmaz.
* Dünyayı ahirete tercih etmez.
* Şartlar ne olursa olsun, Müslümanlara karşı ehli küfrün yanında yer almaz.
Bu özelliklere sahip olmayan, dünü ile bugünü çelişki arz eden, siyasi çıkarı için yalan söyleyen, hatta yalanını iftira boyutuna getirenler siyasetçi değil, politikacı olabilirler.
Bir Müslüman, lider olarak kabul ettiği kişi veya taraftarı olduğu partinin siyasi duruşunu bu kriterlere göre değerlendirmesi dini bir sorumluluktur. Aksi taktirde peygamber mesleğini icra ettiğini zannederken; kendisini din kardeşlerine karşı, ehli küfrün yanında yer alan birisi durumunda bulur. İçine düştüğü duruma iman etmeye başlar ve "amaç için her şey mübah" diyenlerin konumuna düşer.
Allah'ın (c.c.); kendisini Müslüman olarak tanımlayan herkesi böyle bir felakete düşmekten koruması dua ve dileklerimle.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

