Seyirci misin, Yoksa Seyredilen misin
Seyirci misin, Yoksa Seyredilen misin
Gençlik yıllarımda sporu çok severdim. Basketbol takımında oynardım. Sık sık maçlara gider tribünlerden seyrederdim.
Gençlik yıllarımda sporu çok severdim. Basketbol takımında oynardım. Sık sık maçlara gider tribünlerden seyrederdim.
Hem sahada hem de tribünde seyretmenin atmosferini çok iyi bilirdim. Sahada ter dökerdim tribünde ise tezahürat yapardım. Sahada 10 tane basketbolcu oyuncu oynar, tribünde ise 15 bin antrenör maçı seyrederdi. Sahada 10 basketbolcu zaman zaman alkışlanır zaman zaman yuhalanır, tribünde ise 15 bin antrenör sporculara taktik vermeye çalışırdı. Tribünde herkes bir şeyler bilir bir şeyler söylemeye çalışırdı. Kimi taktik vermeye çalışır kimi de küfür ederdi.
Ben iki atmosferi yaşamış insandım. Ama benim kararım seyreden olmak yerine tribünden sahaya inmek yönündeydi. Saha tribün gibi değildi. Orada performans ön plandaydı. Koşacaksın, kondisyonun yüksek olmak zorunda, iyi oynayacaksın, topu potadan geçireceksin. Takım arkadaşlarından daha iyi olacaksın ki sürekli ilk beşte olasın ve maçlara sürekli çıkasın. Yoksa sürekli yedek kulübesinde kalır maçı oradan seyretmek zorunda kalırsın. Orası da bir nevi tribünden farklı bir yer değildi.
Ama saha tribünden seyretmeye benzemiyordu. Sahada ter içinde kalırsın, rakibinle mücadele edersin, başarılı olmak zorundasın yoksa yerin sürekli yedek kulübesi olur. İyi oynamazsan, oyun esnasında seyirciler tarafından yuhalanırsın. Yuhalandın mı moralin bozulur, iyi oynadın mı alkışlanır senin adına tezahürat yapılırdı. Bu motivasyon seni sürekli aktif yapar daha iyi oynamak için çok çalışırsın, artık seyirci değilsin, oyuncusun. Maç esnasında veya antremanlarda çok yorulur ve eve bitkin halde gidersin. Eve gelince de yemek yemeden yatar uyursun.
Sahada olmanın bir güzel tarafı var ki her şeye bedel. İyi oyun çıkardın mı bol alkış alırsın. Takımda olduğun için her yere gidersin. Şehir dışına gider maçlara çıkarsın ve tezahüratlar seni bambaşka biri yapar. Şimdi düşünüyorum da iyi ki tribünden sahaya indim. Çünkü insan sahada çok şey öğreniyor. Savaşmayı öğreniyor, mücadeleyi öğreniyor, kazanmayı öğreniyor.
Hayatta böyle değil mi? Birçok insan okur, öğrenir, seyreder öğrenir, dershanelere gider öğrenir hep bir şeyler öğrenir. Öğrenmek sadece eğitim kurumlarında da olmaya bilir. Arkadaşından öğrenir, anneden öğrenir, babadan öğrenir, öğrenir de öğrenir. Ama önemli olan şudur öğrendiklerini kullanmak. Eğer öğrendiklerinizi kullanmazsanız bir süre sonra zihninizden uçar gider kullanılmayan bilgi unutulmaya mahkûmdur. Kullanılmayan bilgi size bir şey vermez. Bilgi kullanıldığı zaman değer kazanır.
Daha da önemlisi öğrendiğin bilginin üzerine başka bir bilgi inşa edersen işte o zaman daha da güçlenirsin bundan dolayı bilgi güçtür derler. Bilgi bir tuğla gibidir. Tuğlanın üzerine bir tuğla koyarsan bir tuğla daha koyarsan tuğlalar senin için bir yapı olmaya başlar.
Okullarda veya eğitim kurumlarında aldığınız eğitim sizi bilgi sahibi yapar. Öğrendiklerinizi kullandığınızda bilginin üzerine bilgi inşa etmeye başlarsınız. O zaman o bilgi sizde tecrübeye dönmeye başlar. Tecrübe sizi yükseklere çıkarır.
Öğrendikleriniz sizi bir yerlere getirir. Öğrendikleriniz kullanmak sizin rahat yaşamanızı sağlar. Öğrendiklerinizi kullanmak için sahaya inmek cesaret ister. Eleştirileri ve hataları göğüslemeniz gerekiyor. Hayatta öğrendikleriniz ve sahaya indiğinizde yaparak ve yaşayarak öğrendikleriniz sizi yukarılara çıkarır. Sizi tribünden seyredenlerin çok çok ilerisine götürür.
İyi sporcu olmak istiyorsanız sahaya inin rakiplerinizle mücadele edin, iyi bir konuşmacı olmak istiyorsanız konferanslara gidin kürsüye çıkmaktan korkmayın. Sizi eleştiren olacaktır ama aldırmayın, onlar hep tribünde kalacaktır.
Hangi alanda gelişmek istiyorsanız o alanda okuduklarınızı uygulayın, uyguladıkça okuduklarınızın üzerine yeni yeni bilgiler edineceksiniz. Tribünde çok kişi vardır ama sahada az kişi vardır. Tribünde rakibin çoktur ama sahada rakibin daha azdır. Sahada başarılı oldukça rakibin daha da azalır. Tribünde tanınmazsın ama sahada tanınırsın. Tribünde seyredersin saha da daha çok yaşarsın.
Herhangi bir alanda gelişmiş ve isim yapmış kişilerin biyografilerine bakınız. Hiçbiri tribünde seyirci olamamıştır. İsim yapmış herkes tribünden sahaya inmiştir.
Peki siz ne olacaksınız. Seyircimi olacaksınız, yoksa seyredilen mi?
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.