Samsun'da Oynanan Bal ve Fon Tuzakları
Samsun'da Oynanan Bal ve Fon Tuzakları
Samsun'da at izi it izine karışmış durumda. Samsun'da birbirinin içine girmiş kirli ilişkileri gördükçe, 23 yıllık gazeteci olmama ve birçok şeyi gördüğümü düşünmeme rağmen hâlâ ağzım açık kalıyor.
Samsun'da at izi it izine karışmış durumda. Samsun'da birbirinin içine girmiş kirli ilişkileri gördükçe, 23 yıllık gazeteci olmama ve birçok şeyi gördüğümü düşünmeme rağmen hâlâ ağzım açık kalıyor.
Şimdi siz okuyucularımla son günlerde dikkatimi çeken dört farklı konuyu paylaşmaya çalışacağım:
SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ GALİP ÖZTÜRK'ÜN ADAMI FETÖ'CÜLERİ KURTARMA DERDİNE DÜŞMÜŞ!
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 akşamı bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Aynı gece darbecilerin bu girişimi Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde vatansever asker, polis ve devlet görevlileri ile halk tarafından bastırılarak ülkemiz darbe kalkışması belasından kurtulmuştur.
Darbe girişiminin hemen ardından, 16 Temmuz'da telefonum çaldı. Hattın diğer ucundaki Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nden bir yetkili, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çağrıldığımı söylüyordu. Konu hakkında tarafıma bilgi verilmezken, 17 Temmuz saat 11.00'de Samsun Cumhuriyet Savcısı'nın huzurunda olmak üzere mutabakata vardık.
Konuşulan saatte ismi verilen savcının odasına gittim. Savcı, neden çağrıldığım hakkında tarafıma bilgi verdi. Darbe girişiminden yaklaşık bir yıl önce kaleme aldığım " AK Parti Milletvekili Köktaş'ın Avukatı Paralelci mi?” başlıklı köşe yazımla ilgili çağrıldığımı öğrendim. Darbe girişiminin yaşandığı gecenin ertesi günü Fuat Köktaş'ın avukatı gözaltına alınmıştı ve darbe girişiminden yaklaşık bir yıl önce yazdığım bu köşe yazısı hakkında bilgime başvuruluyordu.
Konuyla ilgili bildiklerimi aktarmamın ardından savcının makamından ayrıldım. Avukat, FETÖ'nün Karadeniz Avukat Yapılanması'nın "imamı" olduğu gerekçesiyle tutuklanıyor ve yazmış olduğum o köşe yazısı dosyaya delil olarak giriyordu.
Savcılığa ifade vermemin üzerinden 10 yıl geçmişti ki önceki gün gazeteden arandım. Gazetenin iletişim adresine, 2015-2016 yılları arasında yazmış olduğum altı farklı köşe yazısının kaldırılması için talepte bulunulduğu aktarıldı.
Gazeteye maili atan isim; organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle kırmızı bültenle aranan Galip Öztürk'ün yapılanmasında üst düzey yönetici olması sebebiyle ceza alan ve geçtiğimiz aylarda cezaevinden çıkan Necmi Hatipoğlu'ydu.
Necmi Hatipoğlu gönderdiği mailde, gazetede 2015-2016 yıllarında kaleme aldığım altı farklı köşe yazısının yayından kaldırılması talebinde bulunuyor, kaldırılmaması durumunda mahkemeye gideceğini belirterek aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmiyordu.
Kaldırılmasını talep ettiği köşe yazılarından bir tanesi, Fuat Köktaş'ın tutuklanan avukatıyla ilgili o yazıydı ve FETÖ dosyasına delil olarak girmişti. Kaldırılmasını talep ettiği diğer köşe yazıları ise PKK ve FETÖ'nün iş birliği içerisinde olduğunu ve yine FETÖ ile çete yapılanmalarının ortak hareket ettiğini yazdığım köşe yazılarıydı.
Kaldırılması talep edilen köşe yazılarının büyük çoğunluğu, ya FETÖ davalarına delil olarak girmiş ya da devam eden davalara delil olarak sunulmuş yazıları kapsıyordu.
Necmi Hatipoğlu'nun, yazıların kaldırılmaması durumunda mahkemeye gideceği yönündeki tehdit içeren maili üzerine gazete söz konusu köşe yazılarını yayından kaldırmamıştır. Şimdi merakla bekliyorum. FETÖ dosyasına delil olarak giren köşe yazımın da aralarında bulunduğu bu metinler hakkında, suç örgütünün üst düzey yöneticisi olmaktan hüküm giymiş bir ismin başvurusuyla hangi hâkim kaldırma kararı verecek? PKK, FETÖ ve çete yapılanmalarını ortaya seren altı farklı köşe yazısını yayından kaldıracak bir hâkim çıkarsa, bu kararı alan hâkimi siz okuyucularımla da paylaşacağım.
Bu arada, kaldırılması istenen köşe yazılarının bazılarında FETÖ'cü olduğunu yazdığım ve Gürcistan'da kaçak olarak yaşayan Galip Öztürk'ü evinde ziyaret ederek fotoğraf çektiren şahsın, bu ziyaretinin hemen ardından gazeteye söz konusu mailin gönderilmesi de ilginç bir tesadüf!
SAMSUN'DA MİLLETVEKİLİNİN EŞİ FONCU MU?
Zafer Partisi Samsun İl Başkanı, Samsun ile ilgili paylaşımlar yapan bir Facebook hesabının gönderisini kendi sosyal medya hesabından paylaşmış. Paylaşımda, "Samsun'da bir milletvekilinin eşinin adı fon skandalında geçiyor!" ifadeleri yer alıyordu.
Fon soruşturmasında adı geçen Tera Yatırım Holding'in Başdanışmanı Necip Fazıl Kaymak'ın, 2017–2020 yılları arasında Samsun Valisi olarak görev yapan Osman Kaymak'ın oğlu olduğu ortaya çıktı.
Bir valinin oğlunun isminin soruşturma çerçevesinde kamuoyuna yansıdığı şu günlerde, bir milletvekilinin eşinin de skandala karışması şaşkınlıkla karşılanmaz. Fakat söz konusu paylaşım, Samsun'daki 9 milletvekilinin, eşleri üzerinden zan altında kalmasına neden olmuştur.
Bu paylaşım üzerine Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 217/A maddesinde yer alan "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçu kapsamında soruşturma başlatabilir. Ama fon skandalına karışanların isimleri sır gibi saklandığı sürece bu soruşturmayı açmak ne kadar mantıklı?
Fon skandalına karışanların isimleri kamuoyuna açıklanmadığı sürece, birçok insanın zan altında kalmaya devam etmesinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Devlet ivedilikle fon skandalına karışan isimleri kamuoyu ile paylaşmalı ve bu sayede kamuoyu, hangi Samsun milletvekilinin eşinin çuvalla para götürdüğünü öğrenmelidir. Eğer hiçbir milletvekilinin eşi bu skandala karışmadıysa, hem paylaşımı yapan hem de bu paylaşımı yayanlar hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı derhal harekete geçmelidir.
CHP'DE EŞ SKANDALI
Geçtiğimiz günlerde CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Pank, yönetimiyle birlikte Samsun Valisi Orhan Tavlı'yı makamında ziyaret etti. Ziyarette bulunanlar arasında İl Başkanı Pank'ın eşi de vardı.
CHP tüzüğüne göre partide görev yapanların birinci derece yakınlarının aynı kademede görev yapamadığını biliyordum. Pank'ın eşinin, CHP İl Yönetiminin ziyaretinde hangi sıfatla bulunduğu kafamı kurcalıyordu.
Valilik ziyaretinin ardından, yine geçtiğimiz günlerde Samsun'daki yerel bir gazetede CHP İl Başkanlığı hakkında bir haber yayımlanmış ve haberle ilgili üç kişi gazeteyi ziyaret etmiş. Ziyarette bir kadın, gazetedeki yetkiliye sesini yükselterek konuşuyormuş. Yetkili, kadına kim olduğunu ve partideki görevini sormuş.
Kadın ise, "Ben İl Başkanı Mehmet Pank'ın eşiyim" demiş.
Yönetici, "Partideki göreviniz nedir?" demiş.
Kadın, "Eşiyim işte" demiş.
Yönetici bu durum üzerine, "Siz benim muhatabım değilsiniz" diyerek kadını gazeteden kovmuş ve görüşme CHP Kadın Kolları Başkanı ile il yönetiminden bir isimle devam etmiş.
Mehmet Pank'ın eşi olmanın insana nasıl bir ayrıcalık kattığı düşünülüyor, anlamış değilim. Mehmet Pank'ın, önümüzdeki günlerde eşini CHP ilçe başkanlığına atamak gibi bir plan üzerinde çalıştığı kulağıma geliyor. Böyle bir eylem gerçekleşirse CHP, Samsun'da Pank'ın çiftliğine dönecek demektir.
Partide düz üye olmak dışında hiçbir görevi bulunmayan Bayan Pank, eş durumundan bu kadar ön plana çıkma gayretindeyken bir de ilçe başkanı olarak atanırsa vay Samsun'un hâline!
MHP'YE SIZMIŞ YAPILANMADAN AK PARTİ'YE BAL TUZAĞI
Samsun'da MHP'ye sızmış kirli bir yapılanma var. Gelin, bu yapılanmayı birlikte inceleyelim.
Daha önce AK Parti'de boy gösteren bir şahıs, son yerel seçimlerde MHP'den aktif siyasete girer. Bu şahsın Samsun'da bir internet haber sitesi bulunmaktadır.
Bu internet haber sitesinde bir kadına köşe yazdırılmakta ve bu yazılar üzerinden kadına PR çalışması yapılmaktadır. Bu PR çalışmasının da etkisiyle kadın, AK Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı seçilir. Seçildiği gün köşe yazılarına son verilir. PR çalışması artık amacına ulaşmıştır.
Bu kadın, göreve başlamasının ardından AK Partili olan İlçe Belediye Başkanı ile yakınlaşmak için bir çaba içerisine girer. İlçe Belediye Başkanını bal tuzağına çekmek için büyük bir gayret göstermektedir. Hatta bu çalışma neredeyse meyvelerini vermek üzeredir; çünkü ilçede dedikodular çıkmaya başlamıştır.
Bu durum üzerine parti harekete geçer ve ilçe kadın kolları başkanını görevden alarak kirli plan hayata geçirilmeden önlem alır.
Bu yaşananlara "tesadüf" diyebilirsiniz; gelin şimdi ikinci eylemi inceleyelim:
Son yerel seçimlerde Samsun'da AK Parti'den belediye meclis üyesi seçilen bir kadın, seçildiği belediyenin başkanının o taraklarda bezi olmaması üzerine belediyede ikinci adam olarak bilinen özel kalem müdürü ile yakınlaşır. Bu defa kanca belediye başkanına değil, özel kalem müdürüne atılmıştır. Bu evrede, belediye başkanını özel kalem müdürü üzerinden sıkıştırma çalışmaları başlar.
Tam bu esnada tesadüfe bakın ki meclis üyesine söz konusu sitede köşe yazdırılmaya başlanır. Belediye başkanı bu kirli tezgâha pabuç bırakmaz; önce özel kalem müdürünü, ardından da belediye meclis üyesini istifa ettirir. Site yönetimi de anında meclis üyesi kadının köşe yazılarına son verir!
Bu yaşanan uzaklaştırmaların ardından; MHP'ye sızmış yapılanmanın, AK Partili isimlerin yönettiği iki belediyedeki kirli operasyonu da yarım kalır ve amacına ulaşamaz.
Operasyona uğrayan her iki belediye başkanının da son seçimlerde aday yapılması için referans olan Samsun milletvekilinin aynı isim olduğu görülmektedir. Bu iki ismi de söz konusu milletvekili aday yaptırdığı için AK Parti içerisinde durumdan rahatsız olan bir kitle bulunduğu biliniyor. Burada belediye başkanlarına yapılan operasyonun aslında doğrudan milletvekiline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Belediye başkanları bal tuzağına çekilerek söz konusu milletvekiline, "Referans olduğun isimlerin hâli ortada" denmek istenmiştir.
Diğer yandan, internet haber sitesi sahibi olan ve sonradan MHP'de siyasete başlayan şahsın yakın ilişki içerisinde bulunduğu isimlerin başında, eski bir AK Parti milletvekili ile bir yerel gazetenin genel yayın yönetmeninin olduğu görülmektedir. Kamuoyunda bu üç ismin de geçmişte FETÖ ile yol yürüdüklerini sağır sultan bile duymuş durumda.
Devletin ilgili birimlerinin, bu bal tuzağına kalkışan yapılanma hakkında ivedilikle bir çalışma içerisine girmesi gerekmektedir. Yoksa dün gerçekleştiremedikleri "bal tuzağı" operasyonunun farklı versiyonlarını önümüzdeki süreçte devreye sokmayacaklarının garantisini kimse veremez...
Bir sonraki yazımda buluşmak umuduyla...
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.