Sadece Ahilik Kültürünü Değil Ekonomik Şartları da Konuşmak Gerekiyor
Sadece Ahilik Kültürünü Değil Ekonomik Şartları da Konuşmak Gerekiyor
Geçtiğimiz hafta Ahilik Haftası'ydı. Her yıl olduğu gibi yine Ahilikten, Ahi Evran'dan, dürüstlükten, dayanışmadan ve meslek ahlakından söz ettik.
Geçtiğimiz hafta Ahilik Haftası'ydı. Her yıl olduğu gibi yine Ahilikten, Ahi Evran'dan, dürüstlükten, dayanışmadan ve meslek ahlakından söz ettik.
Güzel sözler söyledik.
Ama biraz da bugünün esnafına bakalım.
Çünkü 1200'lü yılların esnafıyla bugünün esnafını karşılaştırırken sadece Ahilik kültürünü değil, ekonomik şartları da konuşmak gerekiyor.
O günün esnafının bugünkü anlamda KDV'si, stopajı, Bağ-Kur primi, POS komisyonu, elektronik beyannamesi, muhasebe gideri ve bugünkü seviyelerde kira yükü yoktu.
Elbette o dönemde de vergiler ve ekonomik yükümlülükler vardı. Fakat bugünün esnafının karşı karşıya olduğu gider kalemlerinin çeşitliliği ve maliyet baskısı bambaşka.
Bugünün esnafı dükkânını açtığı anda kira ödemeye başlıyor.
Elektrik, su, personel, SGK, vergi, muhasebe, malzeme, banka ve POS komisyonları stopaj giderleri var.
Üstelik sattığı malın maliyeti de sürekli değişiyor.
Kısacası bugün esnafın sadece iş yapması değil, ayakta kalması bile başlı başına bir mücadele.
Fakat işin bir de başka tarafı var.
Ustalık meselesi.
Ahilikte kalfa olmak, “Artık ben de dükkân açayım” demek değildi.
Kalfalık süresi tamamlanacak, meslek öğrenilecek, ustanın rızası alınacak ve ustalık aşamasına geçilecekti.
Şet kuşatma da bunun sembollerinden biriydi. Öyle bir çırak kalfa canı isteyince iş yerini açamazdı ciddi bir sınavdan geçerdi. Yani Ahilikte önce meslek, sonra dükkân vardı.
Bugün ise sistem çok daha farklı,
Üstelik burada dikkat çekici bir çelişki var:
Bir tarafta mesleki eğitim sistemi ustalık ve işyeri açma belgelerini arıyor, sınavlar yapıyor, bugünse bir kişi ben iş yeri açacağım diyorsa, önce Maliyeye kaydını yaptırması gerekiyor ama maliye kayıt yaparken ustalık belgesi istemiyor. Hatta hiç ustalık belgesi olmayan birini dahi kayıt yapıyor.
Kısacası yasada iş yeri açarken önce maliye kaydını yaptıracaksın diyor. Maliyede kayıt yaparken ustalık belgesi olma şartını aramıyor. Ne oldu? Ahilik felsefesinde usta olma şartı bu kadar önemliyken günümüzde ki sistem önüne gelene ustalık belgesi olsun olmasın iş yeri açma olanağı veriyor.
İşte burada şu soruyu sormak gerekiyor:
Bir insan mesleği gerçekten öğrenmeden, sadece gerekli ticari kayıtları yaptırarak o meslekte işyeri açabiliyorsa, yıllarca çıraklık ve kalfalık yapan ustanın emeğini nasıl koruyacağız? Ayrıca usta olmadan iş yeri açan biri Ahilik vasıflarını sizce uygular mı?
Adam usta bile değil ki! Ahiliğin “A” sını bilmiyor ki! Çırak kalfa usta ilişkisini yaşamamış ki! Ahiliğin vasıflarını yerine getirsin.
Ahilikte bir kalfanın ustalığa ulaşması yılların emeğiydi. Oysa şimdi ki sistem önüne gelene iş yeri açtırma olanağı veriyor. Bugün ise bazı mesleklerde işyeri açmanın ekonomik ve bürokratik tarafı konuşulurken, “Bu insan gerçekten bu işi biliyor mu?” sorusunun da aynı ciddiyetle sorulması gerekiyor.
Çünkü mesele sadece esnaf olmak değil. Mesele usta olmak, Bugünün esnafının yükü geçmişe göre çok daha ağır olabilir. Ama tam da bu nedenle, o ağır yükün altına giren insanın mesleğini gerçekten bilmesi daha da önemli. Çünkü gerçek ustaların karşısına işi bilmeyen ustalık belgesi olmayan Ahilikten bihaber birilerine iş yeri açma izni verirseniz; eski zamanlarda ki ahilikle bugün ki ahiliği karşılaştırmazsınız kıyaslayamazsınız.
Ayıca şimdi kurumların ustalık verme konusunda yaptıkları sınavlar bile tartışılır. Mesela bir kuaför bir güzellik uzmanlığı için yapılan uygulamalı sınavlarda o okullarda yeterli donanım var mı? Araba kullandırılmadan bir insana sürücü belgesi verilir mi? Ama okullardaki sınavlarda donanımlar olmadan sınav yapılıp ustalık belgesi veriliyor. Mesela hangi okula lazer epilasyon cihazı var da siz bu cihazı kullanmak için sınav yapıp ustalık belgesi veriyorsunuz? Buda içler acısı ayrı bir konu.
Ahilik bize belki de en çok şunu öğretiyor:
Önce mesleği öğren.
Sonra dükkânı aç.
Bugün ise bu sırayı yeniden düşünmenin zamanı gelmedi mi?
Çünkü vergi levhası bir insanı mükellef yapabilir; ama usta yapmaz.
Ustalık, hâlâ emek ister.
Tecrübe ister.
Eğitim ister.
Ve en önemlisi, yaptığın işin sorumluluğunu taşıyabilecek kadar mesleğini bilmeyi ister.
Bu unsurlar olmadan iş yeri açılmasına izin verilirse biz daha çok ararız Ahi Evran mantığını.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

