Vizyon Kuyumcu

Nereye Kadar?

Gündem 06.08.2026 - 13:29, Güncelleme: 06.08.2026 - 13:29
 

Nereye Kadar?

Milli Görüş camiası ve Saadet Partisi olarak istiyoruz ki;

*Dünyaya huzur ve saadet gelsin. *Herkesin yarın ile ilgili hiçbir endişesi olmasın. *Hiç kimse yarın başıma ne gelecek gibi bir endişe taşımasın. *Herkes yarınına umutla bakabilsin. *Kimse bir başkasının mağdur edilmesinden mutlu olmasın. *Kavga ve gerilim yerini huzur ve rahatlık ortamına terk etsin. *Hiç kimse yarın nasıl bir iftira veya karalama ile karşılaşacağı endişesi taşımasın.  *Dünyanın her yerindeki her renk ve ırka mensup insanlar geleceğe umutla baksın. *Yer kürenin her karesinde Hak ve Adalet hakim olsun.  *Milli kaynaklar Hak ve adalet ile dağıtılsın. *Özetle Allah'ın (c.c.) razı ve kullarının huzurlu olacağı bir ortam oluşsun. Evet, Milli Görüş camiası olarak verilen mücadele tamamen bu hedefe ulaşmak içindir. Bunun için, önce ülkemizde insanların hayat şartlarını düzelterek huzur, adalet ve saadeti sağlamak önceliğimiz, sonra bunun tüm dünyaya yayılması için gayret etmek hedefimizdir. Milli Görüş lideri Cennet mekân Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocanın: "Yaşanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya" şeklinde özetlediği gelecek planı tam da bu olsa gerek. Milli Görüş camiası olarak, akla hayale gelmeyen iftira, karalama ile; siyasi yasaklama, parti kapatma ve omurga sorunu olanlar tarafından yapılan bölünmelere rağmen; bu hedefe ulaşmak için, nerede ise yarım asırdan fazla zamandan beri mücadele veriliyor. Toplumu içinde bulunduğu "komadan" uyandırmak için her türlü diyet ödeniyor. Ne var ki, gelinen nokta; bugün dünden daha kötü, daha yaşanmaz bir hal almış ve toplum dünden bugün daha yoğun bir akıl tutulması yaşıyor. Bunca yıl uğraştan sonra neticeye bakınca İnsan ister istemez; ne yapalım yoksa mücadeleyi bırakalım mı diye aklına gelmiyor değil. Ama bizler zaferden değil, seferden sorumluyuz. Hesap gününde hesabımızı verebilmek ve kurtuluşa erişmek için en azından toplumu uyarma ve ikaz etme mücadelesini devam ettirmek zorundayız. Hesap gününde; "Allah'ım, biz bunları ikaz etmiştik" diye elimize bir belge almak zorundayız ve bunun için son nefesimizi verinceye kadar yola devam etmek zorundayız. Allah'ın (c.c.); gayretlerimizi artırması, neticesini bereketlendirmesi ve niyetimizi rızasına uygun etmesi dua ve dileklerimle.
Milli Görüş camiası ve Saadet Partisi olarak istiyoruz ki;

*Dünyaya huzur ve saadet gelsin. *Herkesin yarın ile ilgili hiçbir endişesi olmasın.

*Hiç kimse yarın başıma ne gelecek gibi bir endişe taşımasın.

*Herkes yarınına umutla bakabilsin.

*Kimse bir başkasının mağdur edilmesinden mutlu olmasın.

*Kavga ve gerilim yerini huzur ve rahatlık ortamına terk etsin.

*Hiç kimse yarın nasıl bir iftira veya karalama ile karşılaşacağı endişesi taşımasın.

 *Dünyanın her yerindeki her renk ve ırka mensup insanlar geleceğe umutla baksın.

*Yer kürenin her karesinde Hak ve Adalet hakim olsun.

 *Milli kaynaklar Hak ve adalet ile dağıtılsın.

*Özetle Allah'ın (c.c.) razı ve kullarının huzurlu olacağı bir ortam oluşsun.

Evet, Milli Görüş camiası olarak verilen mücadele tamamen bu hedefe ulaşmak içindir. Bunun için, önce ülkemizde insanların hayat şartlarını düzelterek huzur, adalet ve saadeti sağlamak önceliğimiz, sonra bunun tüm dünyaya yayılması için gayret etmek hedefimizdir. Milli Görüş lideri Cennet mekân Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocanın: "Yaşanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya" şeklinde özetlediği gelecek planı tam da bu olsa gerek.

Milli Görüş camiası olarak, akla hayale gelmeyen iftira, karalama ile; siyasi yasaklama, parti kapatma ve omurga sorunu olanlar tarafından yapılan bölünmelere rağmen; bu hedefe ulaşmak için, nerede ise yarım asırdan fazla zamandan beri mücadele veriliyor. Toplumu içinde bulunduğu "komadan" uyandırmak için her türlü diyet ödeniyor. Ne var ki, gelinen nokta; bugün dünden daha kötü, daha yaşanmaz bir hal almış ve toplum dünden bugün daha yoğun bir akıl tutulması yaşıyor. Bunca yıl uğraştan sonra neticeye bakınca İnsan ister istemez; ne yapalım yoksa mücadeleyi bırakalım mı diye aklına gelmiyor değil.

Ama bizler zaferden değil, seferden sorumluyuz. Hesap gününde hesabımızı verebilmek ve kurtuluşa erişmek için en azından toplumu uyarma ve ikaz etme mücadelesini devam ettirmek zorundayız. Hesap gününde; "Allah'ım, biz bunları ikaz etmiştik" diye elimize bir belge almak zorundayız ve bunun için son nefesimizi verinceye kadar yola devam etmek zorundayız.

Allah'ın (c.c.); gayretlerimizi artırması, neticesini bereketlendirmesi ve niyetimizi rızasına uygun etmesi dua ve dileklerimle.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.