Mustafa Yeşilyurt, ‘İktidar Baskın Seçim İştahına Kapılabilir Ama Büyük Hata Yapar!’
Mustafa Yeşilyurt, ‘İktidar Baskın Seçim İştahına Kapılabilir Ama Büyük Hata Yapar!’
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeşilyurt, muhalefette yaşanan dağınıklığın iktidar cephesinde erken seçim iştahını artırabileceği öne sürdü. Ancak Yeşilyurt, seçmenin tercihlerini belirleyen asıl unsurun ekonomi, hukuk ve toplumsal sorunlar olduğu vurgulandı.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeşilyurt, muhalefette yaşanan dağınıklığın iktidar cephesinde erken seçim iştahını artırabileceği öne sürdü. Ancak Yeşilyurt, seçmenin tercihlerini belirleyen asıl unsurun ekonomi, hukuk ve toplumsal sorunlar olduğu vurgulandı.
Gelecek Partisi Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeşilyurt, siyasetteki erken seçim tartışmalarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Muhalefetteki dağınıklığın iktidar kanadında bir "baskın seçim" iştahı oluşturabileceğini belirten Yeşilyurt, %60'a ulaşan toplumsal muhalefete dikkat çekerek, "Siyaset mühendisliğiyle milletin iradesini değiştiremezsiniz. İktidar 1950'deki tarihi tuzağa düşebilir" uyarısında bulundu.
Türkiye'nin içinden geçtiği ekonomik kriz, hukuki istikrarsızlıklar ve bölgesel gelişmeler, siyaset kulislerinde "erken seçim" senaryolarını yeniden ön plana çıkardı. Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde seçim anahtarının tamamen Cumhurbaşkanı’nın elinde olduğunu hatırlatan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeşilyurt, iktidarın muhalefetteki parçalı yapıyı fırsat bilerek bir baskın seçim kararı alabileceğini söyledi.
"Muhalefetin Dağınıklığı İktidara Bin Cesaret Veriyor"
Mevcut meclis aritmetiğinde erken seçim kararını ancak Cumhurbaşkanı'nın alabileceğini belirten Mustafa Yeşilyurt, iktidarın hamlelerini muhalefetin mevcut durumuna göre şekillendirdiğini ifade etti. Yeşilyurt, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Cumhur İttifakı’nın bugün normal şartlarda seçim kazanabilme ihtimali düşük görünse de, muhalefet blokunda yaşanan son dönemdeki dağınıklık iktidara adeta bir cesaret veriyor. Ana muhalefetin durumu ortada, Altılı Masa dağıldı. İktidar cephesi bu dağınıklıktan hoşnut oluyor ve tüm çalışmalarını bir baskın seçim ihtimali üzerine kuruyor. Ancak bu durum büyük bir yanılgıya ve rehavete yol açabilir."
"Ceketimizi Koysak Kazanırız" Yanılgısı ve Rehavet Tuzağı
Partilerin iç yapısı veya logoları üzerinden toplumsal muhalefeti okumanın "acemi bir siyaset anlayışı" olduğunu vurgulayan Yeşilyurt, geçmiş seçimlerden ders çıkarılması gerektiğini belirterek, "2023 genel seçimleri sonrasında AK Parti'de 'Kimi aday gösterirsek gösterelim, ceketimizi koysak kazanırız' rehaveti vardı. Ancak yerel seçimlerde gördük ki, toplumsal muhalefet %60'lara ulaşmış durumda. Vatandaş partilerin kimliklerine bakmaksızın iktidara karşı duruşunu sandığa yansıttı. Maalesef ana muhalefet partisi de bu oyları tamamen kendi oyu zannederek iktidarın düştüğü rehavet tuzağına düştü. Şimdi ise rol değişimi var; muhalefet bölündü diye iktidar rehavete kapılıyor. Büyük hata yapıyorlar" diye kaydetti.
Tarihten Siyasi Mühendislik Dersi: 1946 ve 1950 Örneği
Siyaset mühendisliğiyle ya da yargı hamleleriyle partileri bölerek toplumsal muhalefetin yok edilemeyeceğini ifade eden Gelecek Partili Yeşilyurt, Türk siyasi tarihinden çok konuşulacak bir örnek verdi:
"Siz partilerin içini karıştırarak muhalefet tabanını güçsüzleştiremezsiniz. Türkiye'de artık sadece tek bir partiye ait olmayan, %60'lık devasa bir toplumsal muhalefet tabanı var. Bu vatandaşlarımız sandıkta kendi ittifakını kurar ve iktidarın hazırladığı tuzağı tersine çevirir. Tıpkı 1946 seçimlerinden sonraki 1950 süreci gibi... 1946'da seçim sistemiyle oynayan ve ezici çoğunluk elde eden CHP, 1950'de kendi getirdiği sistemin kurbanı oldu ve tasfiye edildi. Seçim sistemiyle veya hukukla ne kadar oynarsanız oynayın, milletin iradesine ket vuramazsınız."
"Çözüm Erken Seçim Değil; Ekonomi, Adalet ve Siyasi Ahlaktır"
Ülkenin temel problemlerinin sandıktan ibaret olmadığını, köklü reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Mustafa Yeşilyurt, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
"İktidar bir erken seçim gafletine düşebilir ama bu ülkenin ağır ekonomik, toplumsal ve hukuki sorunlarını çözmeyecektir. Vatandaşın derdi geçim, adalet ve özgürlüktür. Bunları tesis edemediğiniz sürece hangi seçime giderseniz gidin toplumu memnun edemezsiniz. Bizim derdimiz topyekun ülkenin meselelerine planlı, kalıcı ve sürdürülebilir düzenlemeler getirmektir. Siyasette bozulan ahlaki yapının ortadan kaldırılması için tüm aktörlerin parti gözetmeksizin el birliğiyle çalışması şarttır. Asıl çaba bu olmalıdır."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

