İnsan ve Ağaç
İnsan ve Ağaç
Hayat, sadece yaşanmışlıkların bir dökümü değil, yılların imbiğinden süzülen bir tecrübeler bütünüdür.
Hayat, sadece yaşanmışlıkların bir dökümü değil, yılların imbiğinden süzülen bir tecrübeler bütünüdür.
Çoğu insan yaşlanmayı sona yaklaşan bir yolun son adımları sanır; oysa yaşlanmak, hayatın gerçek ritmini yakalamak ve ruhsal bir olgunluğa erişmektir. Başkalarının kör noktalarını görmek, kimsenin cesaret edemediği içsel yolculuklara çıkmak ve dünyaya her defasında bambaşka bir pencereden bakabilmektir. Bu bir bitiş değil, hayatın saklı kalmış odalarına giren yeni bir anahtardır.
İnsan ömrü, hırçın nehirlerin dingin denizlere kavuşması gibidir. Ruh, yaş aldıkça fazlalıklarından arınır ve yüzünü aslımızın timsali olan toprağın sessiz bilgeliğine döner. Bir zamanlar dünyayı dar ettiği o toy öfkeler, zamanın eleğinden geçince yerini hafif bir tebessüme bırakır. Zira bir kişi, geçmişin o çocukça hatalarına bakıp kendine içtenlikle gülebiliyorsa, bilgeliğin eşiğinden içeri adım atmış demektir.
Bu durumda geçmişteki yaşantısını düşünen bir kişi, olgunlaşmış aklını geçmişteki aklı ile karşılaştırdığında yalnızca kendisini değil, düşüncelerini de irdeler. Onun için nehir gibi akan hayat, geçen zamandan ziyade, gelmiş ve geçmiş arasındaki yaşanılan anların aklında fısıldaşmaları sessiz ve derin bir diyaloğa döner.
İnsan hayatı bir ağaç gibidir tomurcuktan bir fide olur sonra o fide bir fidan olur; büyür, bu büyüyen ağaç çam ağacı da olabilir mevsimlik ağaçta olabilir, bu ağacın nasıl bir ağaç olacağı size bağlıdır..
Hayatı iki tür ağaca benzetebiliriz: Hızla yükselen ama ilk zorlukta pes eden mevsimlik ağaçlar veya ağır ağır büyüyen kadim çamlar. Mevsimlik olanlar güneşli günlerde parlar, ancak kış kapıyı çaldığında hayata tutunamazlar. Çam ise direncin sembolüdür; soğukta donmaz, fırtınada yılmaz. En dikkat çekici yanı ise hiçbir parçasının ziyan olmamasıdır. Çürüyen bir dalı veya düşen bir kozalağı, doğanın döngüsünde yeni bir yaşamın yakıtına dönüşür. Çamın gövdesindeki her yara izi, geçmişin bir hatırası ama aynı zamanda bugünkü gücünün kaynağıdır. Kendi küllerinden veya tohumlarından yeni hayatlar var etmeye devam eder. Belki de yaşamak, başımıza gelen her şeyi anlamlı bir bütüne dönüştürebilme ustalığıdır. Hayat canlıyı güzele dönüştürme sanatı değil mi ?
Zihin, ufku belirsiz bir toprak; fikirler ise bu toprağın derinliklerine emanet edilen tohumlardır. Hakiki bir idrakle harmanlanmış bir bilinç yapısında, başlangıçta cılız görünen bir fikir dahi, uygun zihinsel iklimi bulduğunda sarsılmaz bir irade ağacı gibi kök salıp göğe yükselebilir.
Mevsimler nasıl gelip geçiyor her türlü darbelere karşı çam ağacı nasıl dimdik ayakta duruyorsa, insanın kişiliği de çok darbe alabilir birileri onu çok üzebilir acı yaşayabilir bunlar mevsimsel geçiş gibidir. Kişinin işi, ilişkileri veya sağlığı konusundaki köhneleşmiş, sınırlayıcı yargıları söküp atmayı gerektirir. Bu, ruhun ferahlaması için bir o kadar elzem bir süreçtir.
Birçok kişi, köklerini derinlere salmış, göğe doğru yükselen görkemli bir ağaç gibi serpilir. Kendi zihinsel toprağını hazırlayan her birey, sonunda o karmaşık, gizemli ve bir o kadar eşsiz olan kendi öz varlığına ulaşır. Zira gerçek başarı, dış dünyayı değil, önce içteki o kutsal bahçeyi imar etmesi ile elde eder.
Yaşamak, sürekli bir gelişmedir. Kişinin dış dünyadaki etkilerin karşısında savrulmaması, iç dünyasındaki kökleşme payıyla doğru orantılıdır. Zira düşüncelerimiz ve değerlerimiz ne kadar sağlam bir zemine oturursa, dünyadaki duruşumuz da o denli tutarlı ve ikna edici olur. Gündelik yaşamın gürültüsünde mülk edinmek, toprak kazanmak veya finansal başarılar yakalamak kişiden kişiye değişen izafi başarılardır. Ancak yaşamın tüm bu değişkenliklerinin ortasında sarsılmayan bir gerçek durmaktadır: Dünya üzerinde verdiğimiz tüm kavgaların, edindiğimiz tüm tapuların ötesinde, her fani bir gün kaçınılmaz olarak toprakla kucaklaşacaktır. Belki de hayatın en ironik gerçeği budur; en sonunda hepimiz, üzerinde yürüdüğümüz o toprağın bir parçası haline gelerek 'mülkiyet' arzumuzu ebedi bir sessizlikle noktalayacağız.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

