Emekliyi Sırtında Yük Gören Zihniyet
Emekliyi Sırtında Yük Gören Zihniyet
Temmuz ayında yapılan zam emeklileri ne kadar mutlu etmiştir bu tartışılır.
Temmuz ayında yapılan zam emeklileri ne kadar mutlu etmiştir bu tartışılır.
Ama benim tekrar tekrar değinmek istediğim konu şudur:
Bazı kesimler özellikle emekliler üzerinden prim yapmaya çalışıyorlar.
Özellikle son yıllarda emeklilik üzerine yapılan tartışmalarda sıkça aynı cümleyi duyuyoruz, "Emekliler ülkeye yük oluyor" oysa bu cümle, hem hukuki hem de vicdani açıdan büyük bir yanılgıyı içinde barındırıyor.
Defalarca yazmama rağmen tekrar yazıyorum!
Emeklilik, yıllar boyunca alın teriyle, emekle ve maaşlardan kesilen primlerle satın alınmış bir haktır.
Emeklilik üzerine yapılan tartışmaları izlerken aynı cümle kulaklarımızı tırmalıyor, “emekliler ülkeye yük oluyor" bu sözü her duyduğumda aklıma tek bir soru geliyor.
İnsan, bedelini yıllarca ödediği bir hakkı kullandığı için nasıl yük olabilir?
Bir işçi, esnaf çalışma hayatı boyunca sadece o günün kazancı için çalışmaz, aynı zamanda geleceğini de inşa eder.
Her ay maaşından kesilen sosyal güvenlik primleri ya da kazancından kendi cebiyle ödediği esnafın primleri ileride alacağı emekli aylığının bedelidir.
Yani emekli maaşı, devletin cebinden çıkan karşılıksız bir ödeme değil, yıllarca önceden ödenmiş bir alacağın geri verilmesidir.
Elbette sosyal güvenlik sisteminin güçlü ve sürdürülebilir olması gerekir.
Ancak bunun yolu emeklilerin kazanılmış haklarını tartışmaya açmak değildir.
Kayıt dışı istihdamı azaltmak, üretimi artırmak, istihdamı büyütmek ve prim sistemini daha adil hale getirmek gerçek çözümlerdir.
Bir sorun varsa bu sorunun nedeni emekliler değildir.
Bugün emekli olan insanlar, bu ülkenin yollarını yapan, fabrikalarında çalışan, tarlalarını eken, sabahın erken saatlerin de tezgâhını açan, çocuklarını yetiştiren ve vergisini ödeyen insanlardır.
Onlar yıllarca verdiği emek, vergi ve primler sayesinde ekonomiye büyük katma değer sağlamışlardır.
Bir ülkenin medeniyet seviyesi, sadece gökdelenleriyle ya da ekonomik rakamlarıyla ölçülmez.
O ülkenin, ömrünü çalışarak geçirmiş insanlarına gösterdiği saygıyla da ölçülür.
Emeklilik bir ayrıcalık değildir ve bir bağış hiç değildir.
Emeklilik, yıllarca ödenmiş primlerin karşılığı olan, alın teriyle satın alınmış en temel sosyal haklardan biridir.
Buna sahip çıkmak yalnızca emeklilerin değil, bugün çalışan ve yarın emekli olacak herkesin ortak sorumluluğudur.
Çalışan insan, gençliğini, sağlığını ve emeğini üretime verirken aynı zamanda geleceğini de satın alır.
Emeklilik işte bu geleceğin adıdır.
Bu nedenle emekliye yapılan maaş ödemesi bir yardım değil, yıllar önce ödenmiş primlerin karşılığıdır.
Unutulmamalıdır ki; bir ülkenin emeklisine gösterdiği saygı, aslında kendi geleceğine gösterdiği saygıdır.
Çünkü bugün çalışan herkes, yarının emeklisidir.
Herkes şunları iyi düşünmelidir:
Emekli gerçekten hak ettiği maaşı alabiliyor mu?
Aldıkları maaşla ömürlerini son baharın da kimseye muhtaç olmadan refah içinde yaşayabiliyor mu?
Yaşlılık bir gün herkesin kapısını çalacak, işte o an geldiğin de herkes anlayacak ve görecekler ki yaşlılıktan başka kapılarını çalan kimse kalmamış.
Bu nedenle emeklilerin aldığı üç kuruşu bırakın, o üç kuruşa yarın bir gün sizde muhtaç olabilirsiniz.
Emekli emekliliğinin bedelini ödemiş.
Bu ülkeye düşen onları refah ve huzur için de yaşatmaya çalışmaktır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

