Canım Sıkılıyor, Dostlar! 6
Canım Sıkılıyor, Dostlar! 6
Rahmetli Kafalı Hoca, ‘Nasılsınız?’ sorusuna, hep aynı cevabı verirdi: ‘Memleket gibiyim.’
Rahmetli Kafalı Hoca, ‘Nasılsınız?’ sorusuna, hep aynı cevabı verirdi: ‘Memleket gibiyim.’
Rahmetli Kafalı Hoca, ‘Nasılsınız?’ sorusuna, hep aynı cevabı verirdi: ‘Memleket gibiyim.’
Gitti. Allah rahmet eylesin. Her aklıma geldiğinde, Namık Kemal’in meşhur beytini hatırlarım:
“Görmeden ölürsem millette ümid ettiğim feyzi,
Yazılsın kabrime, vatan mahzun, ben mahzun.”
Vatanımızda onca yaşanan olumsuzluklara rağmen, milletimizin yarım koma durumundan uyanamayışı beni kahrediyor.
Birileri kargayı kuştan sayıp, milletime bülbül sesli kanarya; leş yiyen kuzgunu Altayların Kartalı olarak yutturuyor.
Şehitlerimize yeni şehitler ekleniyor. Sesini yükseltip soran yok. Makamını ve etiketini hazmedememiş birileri, hak aramaya çalışan şehit analarını toplum içinde azarlıyor.
Göklere çıkardığımız hava savunma sistemlerimize rağmen, birilerinin İHAları neredeyse Ankara’ya kadar geldi-gelecekler.
Teröristlerin nefeslerini bile sayan istihbaratımıza rağmen, terörist hücreler ortalığı kana buluyorlar.
Akli melekelerinin sorgulanması gereken birileri çıkıp cumhurbaşkanını Sultan Süleyman, devletin imkanları ile müteahhitlere yaptırdığı evler nedeniyle, bir bakanı Mimar Sinan ilan ediyor.
Söyleyecek söz bulamıyorum. Bulduklarım da sıkıntılı.
Birçoğunu eskiden beri tanıdığım (eski dava arkadaşlarım) milletvekilleri bu sözleri ayakta alkışlıyorlar.
Niye mi? İki sebepten.
Ya dönen dolapları anlamayacak kadar geri zekalılar veya şahsi menfaatlerini her şeyin üstünde tutuyorlar.
Yani halka gösterilen kuşları onlar da hipnotize olmuş şekilde izliyorlar.
Baktıkları kuşların (?) isimleri de değişik…
Aylarca Narin’le yattık kalktık. Kendisine Allah rahmet eylesin. Duacıyız ama…
5-6 ay Türkiye’nin gündemini meşgul edecek ne vardı?
O arada “açılım-terörsüz Türkiye” kuşu uçuruldu. Bu kuş milletimiz tarafından sevilmedi-tutulmadı. Hatta çok ciddi reaksiyonlarla karşılandı. O kadar ki, Samsun’da her seçimde % 55-60 ve hatta daha üzeri oy alan AKP’nin desteği % 30’lara kadar düştü.
Hemen, yıllardır bilinen yeni bir kuş uçuruldu. Bahis ve kumar mafyası. Kumar mafyasının üzerine gidemeyeceklerinden “bahis” olayı ön plana çıkarıldı. Bir sürü hakem ve oyuncu göz altına alındı. İki-üç gün süren ilgiden sonra yöneticilerin bahis olayları ve uyuşturucu alışkanlıkları servis edildi.
Önce Saadettin Saran, sonra Erden Timur işin içine sokularak Türkiye’de % 65 oranında seyirciye sahip iki kulübün taraftarları tartışmanın içine çekildi.
Özel hayatları, ticari sırları ve soruşturma esnasında gizli kalması gereken tüm bilgiler medyada yer buldu.
Hepsi tamam da, Lütfi Arıboğan’dan başlamak üzere tüm eski dönemimde adı geçenlerin marifetleri yeni mi öğrenildi? Erden Timur’un GS’a verdiği 35 milyon doların kaynağı bizzat GS genel kurulunda sorulmadı mı?
Bir eski milli futbolcu, televizyonda açık açık söyledi: “Şu anda bir kulüp hariç- diğerinin tamamı siyasetten izin alarak başkan-yönetim seçiyorlar.” diye.
Niye sorulmuyor; açıklanmıyor.
Sahi bir de kurşunlanan otobüs vardı. Hiç bahsedilmiyor. O mesele ne olacak?
Aaaa…. Kuşa bak; KUŞA!..
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

