Atila Tekcan, ‘Karadeniz Kimyasal Atık Çöplüğü Değildir’
Atila Tekcan, ‘Karadeniz Kimyasal Atık Çöplüğü Değildir’
CHP’li Meclis Üyesi Atila Tekcan, milyonlarca ton jips atığının Karadeniz’e basılmasını öngören projeye sert tepki gösterdi.
CHP’li Meclis Üyesi Atila Tekcan, milyonlarca ton jips atığının Karadeniz’e basılmasını öngören projeye sert tepki gösterdi.
Samsun’un Tekkeköy ilçesinde gerçekleştirilen ÇED ön toplantısında konuşan CHP’li Meclis Üyesi Atila Tekcan, Eti Bakır A.Ş.’nin Karadeniz’e endüstriyel atık deşarjı projesinin ekosistem için “geri dönüşü olmayan tehdit” oluşturduğunu söyledi.
Samsun’un Tekkeköy ilçesinde planlanan endüstriyel atık deşarjı projesi kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Eti Bakır A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan ve milyonlarca ton kalsiyum sülfat (jips) atığının boru hattıyla Karadeniz’in derinliklerine basılmasını öngören proje, ÇED ön toplantısında gündeme geldi.
Toplantıda konuşan CHP’li Meclis Üyesi Atila Tekcan, söz konusu projenin yalnızca Samsun’u değil tüm Karadeniz ekosistemini etkileyeceğini belirterek sert eleştirilerde bulundu.
“KARADENİZ’İN HASSAS DENGESİ BOZULABİLİR”
Tekcan, Karadeniz’in yapısı gereği dünyanın en özel denizlerinden biri olduğunu vurguladı. Derin sularda oksijen bulunmadığını ve hassas bir kimyasal dengeye sahip olduğunu ifade eden Tekcan, 260 metre derinliğe sürekli kimyasal atık pompalanmasının deniz tabanında birikim oluşturacağını ve ekosistemi tehdit edeceğini savundu.
Bu dengenin bozulmasının deniz yaşamı açısından ciddi riskler doğurabileceğini dile getiren Tekcan, olası bir kimyasal değişimin geri dönüşü olmayabileceğini kaydetti.
“DEPREM BÖLGESİNDE RİSKLİ BİR HAT”
Bölgenin aktif deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Tekcan, deniz tabanına döşenecek boru hattının deprem, gemi çapası veya balıkçı ağları nedeniyle zarar görebileceğini ifade etti. Olası bir sızıntı durumunda denizde etkili bir müdahalenin zor olacağını belirten Tekcan, çevresel risklere dikkat çekti.
“ATIK DEĞİL, EKONOMİK HAMMADDE”
Tekcan, denize dökülmesi planlanan kalsiyum sülfatın (jips) çimento, inşaat ve tarım sektöründe kullanılabilen bir hammadde olduğunu belirterek, geri dönüşüm yerine denize deşarj yönteminin tercih edilmesini eleştirdi. Modern çevre anlayışının atığın kaynağında azaltılması ve geri kazanımı esas aldığını söyledi.
“BALIKÇILIK VE HALK SAĞLIĞI ETKİLENEBİLİR”
Atıkların bırakılacağı derinliğin “ölü bölge” olarak tanımlansa da denizdeki dikey akıntılar ve fırtınalar nedeniyle kirliliğin üst tabakalara taşınabileceğini öne süren Tekcan, bunun balık stoklarını ve özellikle hamsi gibi ekonomik değeri yüksek türleri olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.
ULUSLARARASI SÖZLEŞME VURGUSU
Tekcan, Türkiye’nin taraf olduğu Bükreş Sözleşmesi kapsamında Karadeniz’in kirlenmesinin önlenmesi yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatarak, projenin uluslararası boyutunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“KARADENİZ ATIK DEPOSU DEĞİLDİR”
Atila Tekcan, açıklamasının sonunda Karadeniz’in sanayi atıkları için depolama alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, atıkların denize bırakılması yerine geri kazanım yöntemlerinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Haber: Sezer SEZER
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

