Vizyon Kuyumcu

Ata Demirer Vogue Türkiye Nisan Sayısında

Magazin 15.04.2026 - 21:22, Güncelleme: 15.04.2026 - 21:22
 

Ata Demirer Vogue Türkiye Nisan Sayısında

Vogue Türkiye’nin Nisan sayısında Ata Demirer, “her şeyi paylaşmam, nazara inanırım” diyerek mahremiyetini korurken, annesinden öğrendiği “taşı bile sevmeyi öğretti” sevgisiyle, “parayla saadet olur mu? sağlık olur!” esprisiyle ve “müzikofili var bende” itirafıyla iç dünyasını tüm samimiyetiyle ortaya koyuyor.

Yeni bir senaryo üzerinde çalıştığını ve baş karakterinin “Nejat” olduğunu ilk kez paylaşan Demirer, “Hem hüzünlü hem komik ama bu kez daha umut veren bir film olsun istiyorum” sözleriyle yeni projesine dair ilk ipuçlarını da veriyor. 1990’lı yılların ortalarından beri Türk mizahına yaptığı katkılarla tanınan Demirer, stand-up, sinema, albüm ve dizi projeleriyle farklı alanlarda ilklerin öncüsü olurken; gazino kültürünü komediyle buluşturduğu özgün sahne formatıyla da dikkat çekiyor. “Tek kişilik dev kadro” olarak tanımladığı kariyerini; kapalı gişe şovlardan müzikle kurduğu güçlü bağa, mizahın dönüştürücü gücünden sahnedeki çok katmanlı anlatımına kadar geniş bir yelpazede sürdürüyor. KADRAJDA BİR KİŞİ, İÇİNDE BİN KARAKTER: ATA DEMİRER Dergiye özel çekimlerde Ata Demirer; bir karede zamansız ve mesafeli, bir diğerinde oyunbaz ve sınır tanımaz bir ifadeyle objektif karşısına geçiyor. Kimi anlarda klasik bir portre disiplinine yaslanırken, kimi anlarda mizahın absürt tarafına göz kırpan sahnelere dönüşen bu seri; Demirer’in tek bir bedende taşıdığı farklı karakterleri görünür kılıyor. Bakışındaki sakinlikten ani mimik kırılmalarına, kontrollü duruşundan spontane jestlere uzanan bu geçişler; sahnedeki ritmini ve anlatımındaki çok katmanlı yapıyı güçlü bir görsel dile taşıyor. YENİ FİLMİNDEN İLK DETAYLAR Yeni bir senaryo üzerinde çalıştığını söyleyen Ata Demirer, baş karakterinin “Nejat” olduğunu paylaşıyor. “Hem hüzünlü hem komik ama bu kez daha umut veren bir film olsun istiyorum” sözleriyle yeni projesinin tonuna dair ilk sinyalleri veriyor. “KENDİMİ SU İNSANI OLARAK GÖRÜYORUM” Denizle kurduğu bağı hayatının merkezine koyan Demirer, bu ilişkiyi şu sözlerle anlatıyor: “Benim için her şey deniz. Thalasso terapi gibi… Su vücuduma masaj yapıyor. Dalarım, balık yakalarım, yerim… Kendimi su insanı olarak görüyorum.” “MÜZİKOFİLİ VAR BENDE” İnsanları gözlemleme biçimiyle fark yaratan Demirer, karakterlerini zihninde sesler üzerinden kurduğunu söylüyor: “İşitsel bir insanım. Müzikofili var bende. O yüzden insanları çoğu zaman sesleriyle kaydediyorum.”  ANNESİNDEN SEVGİ DERSİ: TAŞI BİLE SEVMEYİ ÖĞRETTİ “Annem bize bambaşka bir şey öğretti… ‘İnsanoğlu sevmek için gelmiştir dünyaya’ der ya… Bir süre sonra o taşın hikâyesini düşünür ve kendini severken bulurdun.” Demet Akbağ için ise “Hâlâ hayatımdaki en önemli insanlardan biri” diyor. “PARAYLA SAADET OLUR MU? SAĞLIK OLUR!” Hızlı sorularda verdiği yanıtlarla da dikkat çeken Demirer, hayat felsefesini kısa ve net cümlelerle özetliyor: “Komediyle karın doyar mı? Doyar.” “Şu ölümlü dünyada… Sevdiğin işi yapmak lazım.” ÇOCUKLUKTAN SAHNEYE: “DOĞUŞTAN SCHENGEN’İ OLAN TİP” Mizah yolculuğunun çocuklukta başladığını anlatan Demirer, o yılları şu sözlerle hatırlıyor: “Şişman bir çocuk olduğum için doğuştan Schengen’i olan bir tiptim!” Az ama öz arkadaşlıklar kurduğu, daha çok gözlemlediği bu dönem, bugün yarattığı karakterlerin de temelini oluşturuyor. “HER ŞEYİ PAYLAŞMAM, NAZARA İNANIRIM” Özel hayatına dair ise daha mesafeli bir duruş sergileyen Demirer, “Hayatımızın sürekli canlı yayında olması bana doğru gelmiyor… Bir de nazara çok inanıyorum” diyerek mahremiyetine verdiği önemi vurguluyor. “İLK YILLARIMDA DAHA PERVASIZDIM” Yıllar içinde mizahının evrildiğini söyleyen Demirer, bugün daha incelikli bir yerden üretmeyi tercih ettiğini ifade ediyor: “Yaş ilerledikçe insan daha az kalp kırmaya çalışıyor. Çünkü hepimiz biraz kırık kalpler sokağından geçiyoruz.” EN BÜYÜK ÖVGÜSÜ Sanatçıyı en çok etkileyen geri dönüş ise izleyicisinden geliyor: “Birilerinin ilacı olduğunu bilmek… Bundan daha büyük bir övgü olamaz.”
Vogue Türkiye’nin Nisan sayısında Ata Demirer, “her şeyi paylaşmam, nazara inanırım” diyerek mahremiyetini korurken, annesinden öğrendiği “taşı bile sevmeyi öğretti” sevgisiyle, “parayla saadet olur mu? sağlık olur!” esprisiyle ve “müzikofili var bende” itirafıyla iç dünyasını tüm samimiyetiyle ortaya koyuyor.

Yeni bir senaryo üzerinde çalıştığını ve baş karakterinin “Nejat” olduğunu ilk kez paylaşan Demirer, “Hem hüzünlü hem komik ama bu kez daha umut veren bir film olsun istiyorum” sözleriyle yeni projesine dair ilk ipuçlarını da veriyor.

1990’lı yılların ortalarından beri Türk mizahına yaptığı katkılarla tanınan Demirer, stand-up, sinema, albüm ve dizi projeleriyle farklı alanlarda ilklerin öncüsü olurken; gazino kültürünü komediyle buluşturduğu özgün sahne formatıyla da dikkat çekiyor. “Tek kişilik dev kadro” olarak tanımladığı kariyerini; kapalı gişe şovlardan müzikle kurduğu güçlü bağa, mizahın dönüştürücü gücünden sahnedeki çok katmanlı anlatımına kadar geniş bir yelpazede sürdürüyor.

KADRAJDA BİR KİŞİ, İÇİNDE BİN KARAKTER: ATA DEMİRER
Dergiye özel çekimlerde Ata Demirer; bir karede zamansız ve mesafeli, bir diğerinde oyunbaz ve sınır tanımaz bir ifadeyle objektif karşısına geçiyor. Kimi anlarda klasik bir portre disiplinine yaslanırken, kimi anlarda mizahın absürt tarafına göz kırpan sahnelere dönüşen bu seri; Demirer’in tek bir bedende taşıdığı farklı karakterleri görünür kılıyor. Bakışındaki sakinlikten ani mimik kırılmalarına, kontrollü duruşundan spontane jestlere uzanan bu geçişler; sahnedeki ritmini ve anlatımındaki çok katmanlı yapıyı güçlü bir görsel dile taşıyor.

YENİ FİLMİNDEN İLK DETAYLAR
Yeni bir senaryo üzerinde çalıştığını söyleyen Ata Demirer, baş karakterinin “Nejat” olduğunu paylaşıyor. “Hem hüzünlü hem komik ama bu kez daha umut veren bir film olsun istiyorum” sözleriyle yeni projesinin tonuna dair ilk sinyalleri veriyor.

“KENDİMİ SU İNSANI OLARAK GÖRÜYORUM”
Denizle kurduğu bağı hayatının merkezine koyan Demirer, bu ilişkiyi şu sözlerle anlatıyor:

“Benim için her şey deniz. Thalasso terapi gibi… Su vücuduma masaj yapıyor. Dalarım, balık yakalarım, yerim… Kendimi su insanı olarak görüyorum.”

“MÜZİKOFİLİ VAR BENDE”
İnsanları gözlemleme biçimiyle fark yaratan Demirer, karakterlerini zihninde sesler üzerinden kurduğunu söylüyor:

“İşitsel bir insanım. Müzikofili var bende. O yüzden insanları çoğu zaman sesleriyle kaydediyorum.”

 ANNESİNDEN SEVGİ DERSİ: TAŞI BİLE SEVMEYİ ÖĞRETTİ
“Annem bize bambaşka bir şey öğretti… ‘İnsanoğlu sevmek için gelmiştir dünyaya’ der ya… Bir süre sonra o taşın hikâyesini düşünür ve kendini severken bulurdun.”

Demet Akbağ için ise “Hâlâ hayatımdaki en önemli insanlardan biri” diyor.

“PARAYLA SAADET OLUR MU? SAĞLIK OLUR!”
Hızlı sorularda verdiği yanıtlarla da dikkat çeken Demirer, hayat felsefesini kısa ve net cümlelerle özetliyor:

“Komediyle karın doyar mı? Doyar.”

“Şu ölümlü dünyada… Sevdiğin işi yapmak lazım.”

ÇOCUKLUKTAN SAHNEYE: “DOĞUŞTAN SCHENGEN’İ OLAN TİP”
Mizah yolculuğunun çocuklukta başladığını anlatan Demirer, o yılları şu sözlerle hatırlıyor:

“Şişman bir çocuk olduğum için doğuştan Schengen’i olan bir tiptim!”

Az ama öz arkadaşlıklar kurduğu, daha çok gözlemlediği bu dönem, bugün yarattığı karakterlerin de temelini oluşturuyor.

“HER ŞEYİ PAYLAŞMAM, NAZARA İNANIRIM”
Özel hayatına dair ise daha mesafeli bir duruş sergileyen Demirer, “Hayatımızın sürekli canlı yayında olması bana doğru gelmiyor… Bir de nazara çok inanıyorum” diyerek mahremiyetine verdiği önemi vurguluyor.

“İLK YILLARIMDA DAHA PERVASIZDIM”
Yıllar içinde mizahının evrildiğini söyleyen Demirer, bugün daha incelikli bir yerden üretmeyi tercih ettiğini ifade ediyor:

“Yaş ilerledikçe insan daha az kalp kırmaya çalışıyor. Çünkü hepimiz biraz kırık kalpler sokağından geçiyoruz.”

EN BÜYÜK ÖVGÜSÜ
Sanatçıyı en çok etkileyen geri dönüş ise izleyicisinden geliyor:

“Birilerinin ilacı olduğunu bilmek… Bundan daha büyük bir övgü olamaz.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve samsunetikhaber3.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.