Yazı Detayı
10 Temmuz 2020 - Cuma 02:17
 
Kanun Çöplüğü...
Ayhan GONCA
ayhan.gonca@hotmail.com
 
 

Sene 2005 mi 2006 mı? Tarih çokta önemli değil. Basın savcısı aradı. "Seni niye bulamıyorum?" dedi. Adı Ahmet'ti galiba savcının... "Sen nasıl basın savcısısın? Ben İHA'da çalışıyorum. Hergün ulusal ve yerel gazetelerde, TV'lerde haberim yayınlanıyor, gazete okumuyor musun? Ayrıca 25 yıldır aynı adreste oturuyorum." dedim. Neyse...

 

- Savcılığa gelmen lazım.

- Geliyorum.

 

Herhalde haberlerden biri ile ilgili bilgi alacak...

Gittim adliyeye...

 

- Buyrun savcı bey, Ayhan ben.

- Gazete çıkarıyormuşsun.

- Evet. Çıkarıyordum. 2001'de birkaç ay çıkardım. Sonra tekrar İHA'ya başladım. Yıllardır çıkarmıyorum.

- Kanun çıktı.

- Evet biliyorum.

- Zamanında bilgi vermemişsin, 700 lira ödemem gerekiyor.

- Savcı bey, bu dosya Emniyet'ten size gelmese idi, oradaki polis arkadaşa, "Ben gazeteyi çıkarmıyorum artık. Dosyayı iptal et deseydim ki kanundan haberim var ve 3.5 yıl geçmiştir diye düşündüğüm için müracaat gereği duymadım. 15 günle potaya girmişiz. Polis de dosyayı size göndermede idi bana ceza kesecek miydiniz?

- Yok.

- Yırt at o zaman. Sizin istediğiniz rakam benim 1 aylık maaşım. Ben iki çocuk okutuyorum.

- Dava açarım, hakim kararıyla iki katını ödersin.

- Siz basın savcısısınız... Devletin paraya ihtiyacı varsa memlekette bütün odalar, dernekler, sendikalar, amuduyla götüren firmalar var. Hepsi de bu yasanın potasına giriyor. Onlara kesin cezayı. Ben size ödemeyeceğim. Adaletin kestiği parmak acımaz. Hakim kessin benim cezamı.

 

Şaşkın şaşkın baktı, kalktım çıktım odadan...

 

Çok geçmeden yazı geldi. Dava açmış. Görevini yapmış yani. Eski ve yeni basın yasasını inceledim. Yarım sayfa savunma yazdım. Savcının da haklı olduğunu, çıkan kanundan da haberim olduğunu ama süre bakımından beni kapsamadığını düşündüğümü, yanılmış olduğumu yazdım.

 

Hakim karşısındayım.

 

Hakim göz ucuyla okudu savunmayı. Bana dönüp,

 

- Diyeceğin var mı?

- Yok hakim bey...

 

Benim demem gerekeni hakim dedi.

 

- Sen gazetecisin, ben hakimim. Bizim bile takip edemediğimizi bu millet nasıl takip edecek? Gece rüya görüp sabah kanun çıkarıyorlar, sabah konuşup gece kanun çıkarıyorlar. Devlet dediğinin kanunları olur. Kanun çöplüğü olmaz. Gece gündüz kanun mu çıkar, takip edemez olduk. Bunların yüzünden emekliliğimi isteyeceğim. Terbiyesizler.

 

Hiçbirşey demedim. 'Cezamı kessin gideyim" diye bekliyorum.

 

Hakim bey, "Ceza vermiyorum. Evet kanun var, erteliyorum." dedi. Baş selamı verip çıktım.

 

Ne mi demek istiyorum? Türkiye'de o kadar çok kanun var ki, memleketin her ferdi, incelense, ceza yer. Ülkelerin, devletlerin kanunları elbette olur. Lâkin devletler milletini ezmek için kanun çıkarmaz. Düzeni, huzuru sağlamak için kanun çıkarır.

 

Hakimlerimiz bile zırt pırt kanunların değişmesinden şikayetçiyse varın genelgesini, yönetmeliğini, bil cümle gerisini siz düşünün...

 
Etiketler: Kanun, Çöplüğü...,
Yorumlar
Haber Yazılımı