Yazı Detayı
01 Nisan 2021 - Perşembe 13:51
 
Doğruları Söylemeye Devam Edeceğiz
Temel Armutçu
 
 

İktidar sağolsun, çok yoğun bir gündem yaşatıyor bize. Birini tam müzakere edip bir kanaate varamadan, hemen başka bir konuyu gündemimize dâhil ediveriyor.

 

Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesini konuşurken, HDP'yi kapatma davasını konuşur hâle geldik biranda. Tam bu konuyla ilgili uzman hukukçular görüşlerini iletirken, 20 Mart tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi feshedildi ve Merkez Bankası Başkanı görevden alındı.

 

MHP ile Ak Parti'nin lebaleb dolu salonlarda, korona tedbirlerini hiçe sayarak yapmış oldukları kongreleri ise milletimize "korona tedbirleri ile cezası sadece bize mi, bunlara cezayı kim kesecek?" sözünü söylettiği gibi başta Konya olmak üzere birçok ilimizde esnafımızın basın açıklaması yapmasına da sebebiyet verdi.

 

CHP İstanbul Milletvekili K.Enis Berberoğlu hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararı varken, henüz Anayasa Mahkemesindeki bireysel başvurusu sonuçlanmadan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında, K.Enis Berberoğlu'nda yapılan işlemin aynısının yapılması biraz garipsendi. Olaylardan ders alınması, benzer olayda kararı olan AYM'nin kararlarına biraz saygı duyulması gerekir.

 

Üç partisi AYM Kararı ile bir partisi de 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi ile kapatılmış siyasî bir hareketin bir ferdi olarak, İl Başkanı olarak; siyasî partilerin kapatılmasının çözüm olmadığını düşünüyorum. Parti kapatmak sorunu çözmüyor, meseleyi halletmiyor. Biri kapatılırken diğeri açılıyor zaten. O da mı kapatılacak? Bu sefer de diğeri kuruluyor. Ve maalesef bu kısır döngü devam edip gidiyor.

 

Hukukun üstünlüğü açısından; Anayasa'ya, kanunlara mugayir iş yapan, suç işleyen şahısların cezalandırılması gerekir. Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan siyasî partilerin kapatılması, üstünlerin hukukunu güçlendirir.

 

11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzalanan ve 24 Kasım 2011'de 6251 sayılı Kanunla TBMM'de kabul edilen İstanbul Sözleşmesi, 10.02.2012 tarih ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanmış, Cumhurbaşkanınca da onaylanarak 8 Mart 2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 20 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Bakanlar Kurulu'nun bu onayı feshedildi. Peki, TBMM'nin kararı ne olacak? Anayasa 104.Madde hükmü gayet açık: "Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz."

 

Burada, İstanbul Sözleşmesi'nin savunuculuğunu yapmadığımı özellikle vurgulamak isterim. Hatta, imzalandığı günden itibaren en sert eleştiriyi Saadet Partisi olarak biz yaptık. Burada vurgulamak istediğim; hukukun üstünlüğü, hukuk kurallarına uyularak yerine getirilsin. Hepsi bu.

 

Tüm ekonomik çevreler bile Merkez Bankası'nın faizi 100 baz puan artıracağını beklerken 200 baz puan artırması piyasaları şaşkına çevirdi. 20 Mart gece 02.00'de yayımlanan Resmî Gazete'deki Cumhurbaşkanı Kararı ile de büyük beklentilerle getirilen ancak 132 gün görev yapan Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alınarak, yerine kendisi gibi Ak Parti Bayburt Milletvekilliği yapan Prof.Dr.Şahap Kavcıoğlu atandı. Merkez Bankası Başkanının apar topar bir gecede değişikliği piyasaları alt-üst etmeye yetti. Doların 1 lira yükselmesi, ekonomimize yaklaşık 600 milyar lira ek yük getiriyor.

 

Millî Görüşçü Saadet Partililer olarak, Amerikalı sosyal psikolog Prof.Dr.Solomon Asch tarafından 1953 yılında laboratuvar ortamında deneyle de kanıtlanan "Sürü Psikolojisi" kavramına asla kapılmadan, her koşul ve şart altında inandığımız doğruları söylemeye devam edeceğiz.

 
Etiketler: Doğruları, Söylemeye, Devam, Edeceğiz,
Yorumlar
Haber Yazılımı